Ara
Paylaş : Google Paylaş : Facebook Paylaş : Yahoo Paylaş : Reddit Paylaş : Digg Paylaş : Blinklist Paylaş : Del.icio.us
Koca demokrasi çınarını 10 yıl önce kaybetmiştik
06.02.2012
Şevket Güner
krscigdem@hotmail.com

6 ŞUBAT 2002 tarihinde, yani bundan 10 yıl önce Türk siyasetinde asırlık bir koca çınar devrildi.
Bu çınar Türk siyasal hayatına, demokrasi mücadelesine 50 yıl ömrünü verdi.
“Vatan” dedi, “bayrak” dedi, “ezan” dedi, Türk Milleti'nin tüm değerlerine sahip çıktı. “Türküm” dedi. “Türk Milliyetçisiyim” dedi.
Türkiye'ye Hazreti Ömer adaleti getirmek için çok çileler çekip, badiler atlatan bu isim hemşehrimiz Osman Bölükbaşı.
Türk Milleti Osman Bölükbaşı'yı demokrasi tarihimizin parlayan bir yıldızı, yılmaz bir savunucusu olarak tanıdı.
Osman Bölükbaşı politikaya 1946'da tek partili otoriter rejimden çok partili demokratik rejim sürecinde devlet ve toplum hayatında milli iradeyi hakim kılmayı amaçlayan bir halk hareketi olarak gördüğü Demokrat Parti'de başlamıştır.
Osman Bölükbaşı adeta bir “demokrasi havariliği” olarak yürütülen bu hürriyet ve demokrasi mücadelesinin içinde başından itibaren yer almıştır.
Osman Bölükbaşı 17 Temmuz 1944'te Kırşehir'e yerleşerek aktif siyasî hayata başlamış olur.
1946'da İstanbul Kandilli Rasathanesi Müdürü Fatih Gökmen tarafından Demokrat Parti (DP)'nin kurucularından Ord. Prof. Dr. Fuat Köprülü ile tanıştırılmıştır.
Fatih hocanın “ağzı iyi lâf yapıyor, yağız bir Anadolu evlâdı, size çok yararlı olur” tavsiyesi üzerine yine böyle bir Şubat ayında 1946'da Ankara'ya davet edilen Osman Bölükbaşı DP müfettişi olarak görevlendirilecek ve 28 yıl sürecek politik hayatına DP saflarında başlayacaktır.
Osman Bölükbaşı daha sonra Demokrat Parti'den gördüğü yanlışlardan dolayı 23.7.1947 tarihinde Demokrat Parti Genel Başkanı Celâl Bayar'a istifasını bir yazı ile gönderir, kendi partisini kurar ve politika yapar.
Türk siyasetinin, ulu çınarı, büyük dava adamı, büyük Türk Milliyetçisi, Karacakurt Osman Bölükbaşı 6 Şubat 2002 tarihinde daha önce meydan mitingleri yaptığı Ankara İbni Sina Hastanesi'nde sabah ezanı vaktinde saat 7.30'da hayata gözlerini yummuştur.
Yani 1 Mart 1911'de Hasanlar Köyü'nde başlayan çileli ve meşakkat dolu siyasî hayatı sona ermiştir.
Osman Bölükbaşı'nı 8 Şubat 2002 tarihindeki cenaze töreni için Kırşehir'de de yüzlerce kişi katıldı. Ben de Bölükbaşı'nın yakın dostlarından “Ahi Baba” Mustafa Karagüllü ve Mehmet Metintürk ile Ankara'daki cenaze törenine katıldım.
Ankara'ya gitmeden önce “Ahi Baba” Mustafa Karagüllü, Mehmet Metintürk ve ben Kırşehir'in Kındam Mahallesi'nde bir bahçede bir poşet toprak aldık ve Ankara'da TBMM'de düzenlenen törene katıldık.
Osman Bölükbaşı 28 yıllık siyasî mücadelesini, hayatı boyunca adeta bir misyoner gibi sürdürdüğü halk, hukuk, hürriyet, fazilet ve demokrasi mücadelesinde kendisine sonu-na kadar sahip çıkan Kırşehirliler olarak ben şahsen kendisine büyük bir hayranlık duymuştum hep…
Osman Bölükbaşı Türk siyasî hayatında namuslu yaşamış, dürüstlüğü ile vatanseverliği ile Türk halkının gerçek kahramanı olmuş ve tarihe malolmuş bir insan olarak biz Kırşehirliler onu hep sevmişizdir.
Osman Bölükbaşı'nın TBMM'nin önünde tabutu taşınırken Mehmet Metintürk'ün gürleyen sesi yükseldi. “Ey koca Bölükbaşı meydanlara sığmıyordun, tabuta nasıl sığdın?” sesi herkese duygulu anlar yaşattı.
Meclis'in önünde yapılan törenin ardından kalabalıkla birlikte Osman Bölükbaşı'nın eşi, evlâtları, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, tüm siyasî partilerin liderleri, sivil toplum kuruluşlarının başkanları, Kırşehir eski milletvekilleri ve devlet erkânı katılmıştı. Ben de oradaki törenlere katıldım ve 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'le birlikte yan yana yürüdüm.
Ardından Kocatepe Camii'ne gittik. Tabii “Ahi Baba” ile Metintürk Kırşehir'de götürdüğümüz toprağı taşıyorlardı sırayla… Bölükbaşı toprağa verildikten sonra Kırşehir'den götürdüğümüz toprak üzerine serpildi.
Kocatepe Camii'nde çok müthiş bir kalabalık vardı. Bölükbaşı'nın yakın dostu gazeteci Emin Çölaşan da oradaydı. Kendisine “Ahi Baba” ve Metintürk'ün yanında sormuştum “Sayın Çölaşan hemşehrimiz Bölükbaşı'yı nasıl tanırsınız?” diye.
O da “Tanıdığım Osman Bölükbaşı Türk siyasal hayatının en renkli, en hatip, en namuslu yaşamış, politika yaptığı hayatı boyunca adı hiçbir olumsuzluğa karışmamış, haksızlık karşısında hiç susmamış, mücadele etmiş, benim yakın dostum, onurlu bir politikacıydı. Benim de çok yakın dostumdu. Onunla çok güzel ve özel sohbetlerimiz olmuştu” demişti.
Bundan 10 yıl önce 8 Şubat 2002 tarihinde Ankara Cebeci Asri Mezarlığı'nda toprağa verdiğimiz Osman Bölükbaşı siyasî hayatı devrin iktidarı Demokrat Parti iktidarının yanlışlarını eleştirmekle geçti.
Demokrat Parti'nin baskı ve zulümleri karşısında susmadı, haykırdı. “Vatan” dedi, “bayrak” dedi, “ezan” dedi. Bu uğurda çileler çekti.
Partisini kapatıp kendisini cezaevine koyan DP karşısında hep aslanlar gibi kükredi. Kırşehirliler de hep arkasında oldu, yanında oldu, desteğini hiçbir zaman kesmedi.
Osman Bölükbaşı gittiği illerde düzenlediği mitinglerde binlerce insanı etkiliyordu. Eskişehir meydanında kürsüye çıkarken genç bir avukatın Bölükbaşı'yı şöyle anons ettiğini öğreniyoruz:
“İman ordularının başkomutanı, aksaçlı, ak alınlı, şerefli liderim geliyor. Büyük dava adamı, büyük Türk milliyetçisi, Anadolu'nun yeleli aslanı Osman Bölükbaşı geliyor…”
Bu onur, bu onurlu insan Kırşehir için yetmez miydi? Bundan dolayı olsa gerek bütün Kırşehirliler Osman Bölükbaşı'ya ve onun partisine oy vermişler. Hatta o yıllarda çocuğu olan pek çok aile evlâtlarına “Osman” adını vererek ona duydukları sevgiyi göstermişlerdi.
Bölükbaşı Demokrat Parti'nin baskıları yüzünden cezaevine atılmış, DP'ye oy vermeyen Kırşehir'i Kırşehirlileri cezalandırma yoluna gitmiş ve 1954 yılında Celâl Bayar'ın dayatmalarıyla Kırşehir, Osman Bölükbaşı'ya ve onun partisine oy verdiği için cezalandırılmış ve ilçe yapılmıştı.
Osman Bölükbaşı bu konuda Meclis'te çok büyük mücadeleler vermiş ve 1957 yılında yeniden il haline getirilmiş Kırşehir…
Kırşehir'i cezalandıranlar, kanadını, kolunu budayanlar ise Yassıada Mahkemelerinde yargılanıp cezalandırılmışlardır.
Bölükbaşı siyasî hayatı boyunca çok çileler çektiğini, Anadolu'dan çıkmış bir insan olarak maalesef hedeflediği iktidarı bir türlü yakalayamamıştır. Bundan dolayı olsa gerek pek çok kere ihanete uğramıştı. Hatta kendi partisinden aday gösterdiği, milletvekili seçtirdiği kişiler utanmamışlar, sıkılmamışlar başka partilere geçmişlerdir.
“Bağrım Karacaahmet Mezarlığı'na döndü” diyerek gösterdiği milletvekili adaylarına Kırşehir meydanında “Başka partiye geçersem avradım boş olsun!” yeminin ettirmişti Bölükbaşı. Ama yine de yeminini unutarak başka partilere geçenler olmuştu. Ben şimdi burada Bölükbaşı'nın partisinden milletvekili seçilen ve “avradım boş olsun” diye yemin edenlerin isimlerini yazsam halen Kırşehir'de ve başka illerde yaşayan onların yakınları rencide olur. Onun için geçiniz.
Osman Bölükbaşı her zaman bir çile devi olduğunu söylediği siyasî hayatının içinde kopardığı, zaman zaman örselense de hiç dinmeyen kasırgalardan sonra 1973'te siyasete veda ederken “Bir ömrün hikâyesi” adlı şiiri aslında geç-mişin bir muhasebesi, 28 yıl süren çok yıpratıcı bir siyasî mücadelenin sonunda gelinen noktanın hayal kırıklığını yansıtıyordu:

Fazilet yolunda çektim çok çile,
İkbale kul olup düşmedim dile,
Görmedim vefayı dostlarda bile,
Seraba harcanmış ömre yanarım.

"Hürriyet bir Şirin, ben Ferhat oldum,
Devirler boyunca boşaldım, doldum.
Bir ömür yitirdim, acep ne buldum?
Seraba harcanmış ömre yanarım.

Bir devri fazilet açılır sandım,
Rahmandır diyerek şeytana kandım,
Bu bir rüyaymış artık uyandım
Seraba harcanmış ömre yanarım.

Osman Bölükbaşı için çok şeyler yazılır, çok şeyler söylenir. Bugün genç neslin tanımadığı, bilip bilmeden eleştirdiği Osman Bölükbaşı'yı ancak tarih değerlendirir, tarih yargılar.
Zaman zaman Bölükbaşı'nın dürüstlüğünden, onun milliyetçiliğinden, onun Türklüğünden, onun vatanseverliğinden rahatsız olanlar ona dil uzatabiliyorlar. O yılları, o devri yaşamayanlar, bilmeyenler Bölükbaşı'yı eleştiremez. Oysa ki yüce dinimiz “ölmüşlerinizi rahmetle, iyilikle anınız” der. Bize, insan olan herkese de böyle söylemek, anmak düşer.
Her ilin bağrından çıkmış değerleri vardır. Her il o değerleri ile anılır. Yeter ki namuslu olsun, dürüst olsun, memleketini, kendisini lekelemesin.
İşte Osman Bölükbaşı da Kırşehir'in bağrından çıkmış, Türk siyasi hayatına adını altın harflerle yazdırmış bir politikacı olarak, lider olarak yaşayacaktır.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun…

 

 

» Yorumlar Tüm Yorumlar
» Anılmak Ali Akdoğan - 08.02.2012 16:00:10
Sayesinde demokrasi gazisi olduk. Onu bile kimseye anlatamadık. Adını bir yerlerde yaşatmayı bile akıl edemedik...

» Diğer Yazıları
Güncel Anket bulunamadı.
DÖVİZ KURLARI
Flash Player Yüklü Değil !
Kırşehir Çiğdem Gazetesi
ARŞİV | KÜNYE | RSS
© Haber ve ilgili materyaller izinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz 2007 - 2012 Tüm hakları saklıdır. 
habersitesial.com,haber sistemi,haber sitesi, haber sitesi al, sitekur,habesitesial, habersistemi,haber sitesi tasarımı,haber sitesi kurmak,haber sitesi template,profesyonel haber sitesi, haber siteleri, habersitesi, haber sitesi kur, haber scripti,haber sitesi yazılımı