Ara
Paylaş : Google Paylaş : Facebook Paylaş : Yahoo Paylaş : Reddit Paylaş : Digg Paylaş : Blinklist Paylaş : Del.icio.us
Yine yeni bir CHP Kurultayı yazısı
06.02.2012
Dr. Uğur GÖNÜL
ugurgonul@kirsehircigdem.com

“…Ben kapitalizmin temsilcisiyim …Beni Para İlgilendiriyor”
Tam da yazımı kurguladığım bu gün,yani  31 Ocak 2012 günü  Vatan Gazetesi’ndeki bir haber oldukça ilgimi çekti ve haberin bir bölümünü de yazının başlığına  yerleştirdim.
CHP Ankara milletvekili Sinan Aygün, “Ergenekon Davası”ındaki savunmasında çok ilginç sözler sarfetmiş: “…Ben kapitalizmin temsilcisiyim, beni para ilgilendiriyor…” diyerek güya darbe planlarıyla ilgisi olmadığını belirtmiş. Haberin sağ alt köşesindeki resmin altında da “… ben milliyetçi ve muhafazakarım…”  diyor.
Ertesi gün aynı gazeteye göz attım. Yalanlama yok.
Çok ilginç. Enteresan…
CHP Ankara milletvekili kendisine milliyetçi muhafazakârım diyor.
Oysa bizim uğruna mücadele verdiğimiz parti olan CHP, benim bildiğim  kadar  “sosyal demokrat”  bir partiydi. Ve kamuoyunda da  halen bilindiği kadarıyla “sosyal demokrat” bir parti olarak muhalefet yapmakta.
Tüzüğünde, hükümleri var.
O zaman nasıl oluyor da, bir CHP milletvekili bu ifadelerle savunma yapıyor ve daha da vahimi hem partisi hem de  parti içinden hiçbir kimse kendisine bir  tek kelime söz söyleyemiyor/söylemiyor.
Kırşehir’de politika yapanlar, adaylık için binbir  dalavere çevirenler, görevlerini yerine getirip etkin insanları bir kenara itmeyi başarabilenler, kendilerine  “devrimci” diye toz kondurmayanlar   en azından bu gazetedeki habere şöyle bir göz atıp  “neler oluyor?” demiyorlar? Kamuoyunda sesleri ve solukları niye çıkmıyor?
“Aloo…” demek geliyor insanın içinden.
En temel konu ve  bu yazı da artık burada kesilmeli ama gündemde bir kere daha kurultay var.
CHP’yi artık bir kurultay da kesmiyor. Yakın zamanda CHP iki kurultay birden  yapacak.
Ne yazık ki böyle olacak.
Kimse kızmasın, darılmasın.
Bir gerçeği dile getirmeliyim. Herkesin bilip de bir türlü söylemeye cesaret edemediği bir gerçek. Kapalı kapılar ardında, kadroların  birbirlerine söyledikleri  ama yüzlere açıkça söylemeye cesaret edemedikleri bir gerçek:
Kırşehir’de  CHP bir adım ileri gidemiyor, ne yazık ki… bu böyle…
Bu yapıyla ve bu anlayışla da gitmesi mümkün görünmüyor.
Bu gerçeği, sorumluluklarda payı olup da şimdi “onu bunu destekliyorum” diye demeç verenler de değiştiremezler. Zira halk daha önceki seçimlerde onların ne gibi dümenler çevirdiğini biliyor.
CHP Kırşehir’de, benim başkanlığını yaptığım zamanda, örgütün ve o  çalışkan kadroların 2002 yılında kazandığı  bir milletvekili başarısından sonra, günümüze kadar  yapılan  her seçimi kaybetti.
Bu  başarı ve çalışma disiplini, örgütte geliştirilip güçlendirileceğine, örgüte giderek yozlaşma ve tembellik hakim oldu.
Kaybeden  adaylar yeniden aday oldu, seçim kaybeden yönetimler  gene yerinde kaldı.
Şakşakçılar her zaman ki görevlerine devam ettiler.
Hani CHP “değişimi” gerçekleştirecekti? Hani  sayın Kılıçdaroğlu kadroları yenileyecekti?
Ama koltuğun o büyülü  çekiciliği, bir süre sonra kendine bağlı kadroları getirmeyi gerektiriyor.  Kendine bağlı olsun, kendine oy verecek delegeyi getirsin de kim ve nasıl olursa olsun.
“Türkiye’de iktidar olmak mı? O da ne demek ki? Yeter ki partide iktidar olayım.” Söylemi bir anda gerçek oluveriyor, sonra da “benim adım şu” söylemi kolaycılığına kaçıveriliyor.
Dün sayın Baykal’a, sayın Sav’a toz kondurmayanların, bugün onlar hakkında ipe sapa gelmez sözler söylediklerini biliyorum. Dün atıp tuttukları Gürsel Tekin’i bugün göklere çıkaranlar da aynı insanlar.
Bu insanlar,bu kadrolar her devrin ve her yönetimin adamı. Ve ancak varlıklarını da bu davranışlarına borçlular.
Niye? Diye sorduğunuzda da cevapları hazır: “ Biz CHP’liyiz. Kol kırılır yen içinde. Parti içinde yönetim eleştirilemez”
 “ Ama…”diye başladığınızda da size  verecekleri yafta da hazırdır. “Hain, dönek, AKP’ye oy verdi”
Çünkü gerçekleri ortaya dökmek her zaman onları rahatsız etmiştir. Ve onlar hiç çekinmeden akıl almaz iftiralarıyla bazı iyi niyetli ve etkin insanları o camiadan uzaklaştırmayı başarmışlardır.
Bu kısa tespit, belki de Kırşehir CHP tarihinin en özet ve masumane ifadesidir.
 Gene, en önde gelen  bir gerçek, herkesin söylemeye cesaret edemediği diğer bir gerçek:
CHP ,gene ne yazık ki –bugünkü haliyle - bazılarının ifade ettiği gibi “değişimci ve devrimci” bir parti değildir. Ve sayın Kemal Kılıçdaroğlu’da, kadrosunda bazı değerli kişiler olmasına karşın, bu süreci gerçekleştirecek bir lider değildir.  Gene CHP,  bu günkü haliyle ,sosyal demokratlıktan uzaklarda bir yerdedir. Gerçekten halkın partisi olmaktan oldukça da uzaktır. İnanmayanlar Sinan Aygün’ün Vatan Gazetesi’ndeki  savunmasını defalarca okuyabilirler. Daha birkaç gün önce benzer eleştirileri de  Mersin Milletvekili  İsa Gök hiç çekinmeden dile getirdi.
Ama sanırım CHP , bu eleştirilerden ders almayacak.
Kim hangi oyu verirse versin, sayın Kılıçdaroğlu kazansın veya kaybetsin,   herkese hoş gelen “değişim ve devrim”  sözleriyle CHP’nin iktidar olamayacağı da kesindir.
Bir kavram,büyülü kavram ancak içi doldurulursa anlam kazanır.
İçi doldurulan kavramları da halka aktaracak bir örgüt gerekir. Ancak ve ancak  örgütlü, disiplinli bir  çalışma sonuca ulaştırır.
Oysa CHP örgütü, özellikle Kırşehir’de; bir türlü, doğru düzgün  çalışmayı başaramıyor ve birbirini yemeye devam ediyor görünüyor.
Genel merkez de de pek çok sorun bir türlü aşılamıyor. Örgüt deneyimi olmadan birden bire CHP’nin başına gelivermiş sayın Kılıçdaroğlu’da, sorunların üstesinden bir türlü gelemiyor.
Sağdan soldan,kökenine bakmadan partiye doldurulan insanlar, şimdiye kadar kamuoyuna mal olmuş hangi çıkışı yapmışlardır da, CHP sayın Kılıçdaroğlu’nun gelmesiyle birden bire  “değişimci” parti olabilmiştir.
 Genel merkezde, kapı gibi bilinen, sağlam bilinen insanlar, dün avuçlarını patlatırcasına sayın Baykal’ı  sayın Sav’ı alkışlayıp,onların yanında görünmek için birbirlerini ezenler, bir gün içinde yüzseksen derece dönerek sayın Kılıçdaroğlu’nun  yanında birbirlerini ezmekteler.
Bu kadrolar mı değişim yapacak? Bu kadrolarla mı CHP  “büyük değişimi,büyük yürüyüşü” başlatacak.
Geçelim.
Onların asıl derdi kendi iktidarları, kendi çıkarları.
Ya onlara inanıp binlerce fedakarlığa katlananlar…?
Ama onlar, Meclis’te, kendi fildişi kulelerinde, altı milyar küsür maaşı alıp keyf etmeye devam etmekteler.
Böyle mi olmalı CHP milletvekilliği.
Nerede o her biri iktidarı ayrı ayrı titretme kabiliyetindeki milletvekilleri,
Nerede her demeciyle kendi ilinde gündem yaratan il başkanları?
Nerede il ve belediye meclisi üyeleri, neredeler…?
Sanki yer yarıldı da yer içine girmiş gibiler…
Genel merkez  kadrolarındaki iyi, etkin ve nitelikli insanlar, her zamanki gibi, gene bir köşeye atılmışlardır. Çünkü gerçekten halktan yana bir parti   içinde  onlara  yer yoktur. Belki de onlar, artık, kendi içindeki mücadeleden bitap düşmüş durumdadırlar.
Partinin gündemi değiştirecek önemli projeleri yoktur. Yok olan projelerin hayata geçmesi söz konusu olamaz ve bu nedenden de bir türlü örgüt motivasyonu sağlanamaz.
Konu geniş ve uzun. Aslında da pek o kadar karmaşık değil.
İşin temeli ve önceliği özlenen bir lider…?
Başka bir yazımızda devam edelim.
Yazık…. Ve de  üzücü.
İnanın bu satırları yazarken oldukça da zorlandığımı itiraf etmeliyim.

 

» Yorumlar Tüm Yorumlar
» parti sorumluluğu bilmek sancak yılmaz - 18.02.2012 21:36:43
yazılmaz eleştiri de yapılmaz. Bir birimiz sevmek zorunda degiliz zorla sevdiremeyiz ama CHP li isen il başkanına ilçe başkanına parti yönetiçisine saygı göstermeyi bilmek gerekir. Bunu bilmiyorsa gereksiz bir partilisin.CHP kültüründen gelmemişsin demektir.Gerçek bir CHP li Ugur beyi eleştirirken partisine de zarar verdiğini bilmesi gerekir.Sevmek zorunda degil ama saygılı olmak zorundayız. saygılarımla

» yerel seçim chp - 11.02.2012 12:57:59
ahmet uyar kardeşim madem sen bu kadar siyaseti iyi biliyorsun sen aday olda chp li olarak biz sana destek verelim.meyve veren ağaç taşlanır derler 2009 belediye başkan adayımız sn. dr. deniz akpınara partiye çomak sokmayı bırakın gidin demişin.senin 2009 seçimlerinde chp nin aldığı oydan haberin yok heralde.ben sana haatırlatayım =1994 chp %2.723 1999 chp %24.763 2004 chp %17.539 2009 chp %33.039. hangi yerel seçimlerde kırşehirde chp nin oyu bu kadar artmış.ben bilmiyorum,sen biliyormusun ?

» CHP Salih Fidan - 11.02.2012 09:26:03
Gazetenizdeki köşe yazılarını ilgiyle okuyorum. Uğur Gönül'ün CHP ile ilgili yazısını da dikkatle okudum.Katıldığım yerler de var katılmadığım yerler de var.Yorum sayfasında Ahmet uyar(herhal asıl adı değil)yorum yapacağım diye resmen Uğur Gönül'e iftira atmış ve onu kişisel olarak suçlamış.Zaten CHP Kırşehir de bu gibi-nitelik vermek istemiyorum- adamlar yüzünden ilerleyemiyor ve seçim kazanamıyor.Ahmet Uyarın kişiliğe saldırı düzeyine varan yazısını kınıyorum.Uğur Gönüle de bu gibi kişiliksiz kimliklere bakmadan, yılmadan doğru bildiği yolda yazmasını diliyorum Saygılarımla

» Eleştiri Zeynep Göncü - 10.02.2012 20:00:00
Uğur bey ben senin yönetiminde bulunan ahmet beyin yakınıyım ankarada oturuyorum ama kırşehirle yakından ilgiliyim hele konu chp olunca hiç duramam.ne olursa olsun şu ortamda chp yi eleştirenlere çok kızıyorum. gün yapıyorduk 17 bayan arkadaşımızla misafir olduğumuz evin kızı senin yazını okudu ve tüm bayan arkadaşlar seni kınadılar lütfen benim yazdığımı ahmet duymasın ama chp yi eleştirme sana yakışmıyor.bu memleketi seviyiyorsan chp yide sevmeni isterim yok başkalarına yalakalık olsun diye chp yi yazdınsa yazık derim.

» eleştiri düzeyi Merih Gönül - 10.02.2012 11:04:22
Yazarımızın eşiyim bu nedenle tabii ki tarafım ve bu yazının her kelimesine katılıyorum ancak yazının altında bir eleştiri yazısı var diyeceklerim ona.. Asıl adını bile veremeyecek kadar medeni cesaretten yoksun bir kişi olarak ağır kelimeler kullanarak eleştiri yazısı yazmış. 1- Uğur Gönül Tıp merkezinin yöneticisi değildi kaçıp giden de o değildi tıp merkezlerinin ne nedenle kapandığını bilmeden öğrenmeden yorum yapmaya da hakkı olmadığını düşünüyorum . 2- Uğur Gönül'ün CHP il başkanlığını eline yüzüne bulaştırdığını söylüyorsunuz da ondan sonra gelenler milletvekili ya da belediye seçimlerinde başarılı olup Kırşehir'de partinin oy oranını çok mu arttırdılar da biz bilmiyoruz?

» Yazık Ahmet uyar - 09.02.2012 20:34:13
Dr.Uğur kardeşim CHP il başkanlığı yaptın eline yüzüne bulaştırdın ve atıp kaçtın. Beceremedin,CHP yi kartal yuvası gibi 5.kata çıkarttın'ki kimsecikler gelmesin parti bana kalsın istedin.Senin başkanlığın döneminde sanki CHP çokmu iyi yönetiliyordu da şimdi yönetilemiyor.Sen kusura bakma ama dönek bir adamsın. Senin ideolojin yok,sen menfaatini düşünen bir adamsın saten doktorları bir bir gördük hepsi aynı zihniyetteler.Yerel seçim arifesinde CHP adayının projelerini beğenmedin desteklemedin CHP ye zarar verdin. Genel seçimde CHP adaylarını beğenmedin desteklemedin aynaya bir bak kendini görebilirsin senin CHP hakkında yazı yazmaya ve CHP yi ağzına almaya hakkın yok.Bu memleketi seven bir insanda deyilsin. Bir tıp merkezi açtınız ilk önce atıp kaçan sen oldun. Demek ki sen bir hiçsin. Bak dostum senin yazı yazdığın o saygın gazete de CHP nin ilçe başkanlığını yapmış bir arkadaşımız da yazı yazıyor. Kırşehiri yazıyor sorunları anlatıyor ve zevkle okuyoruz.Hatta 30.01.2012 günü CHP kurultaya gidiyor diye bir yazısını okudum sol kültürü almış ve ne olursa olsun CHP ye sahip çıkan düşüncelerini yansıtmış kendisine teşekkür ederim adam gibi adammış diyorum. Uğur bey CHP ye demokrat deyil diyorsun önce sen kendi yaşamında demokrat ol dönek olma.Sen,senin yarıştığın bel.bşk.adayı hani şu Y.Kaya karşısında çok az bir oy alarak partiyi yerlerde sürükleyen aday varya o ve birde meslektaşın Bld.Bşk.adayı varya parlak çocuk partiye çomak sokmayı bırakın bu partidende ayrılın ve nereye giderseniz gidin.Tıp merkezlerini işletemeyen adamlardan, sendikacılığı beceremeyen adamlardan CHP ye hayır gelmez aslında sizlerin CHP yi ve CHP lileri görünce utanmanız gerekir. Kusura bakma özür dilerim biraz üzdüm ama gerçeklerden kaçamazsınız, madem sen yazıyorsun bizde yorum yapalım.

» Diğer Yazıları
Güncel Anket bulunamadı.
DÖVİZ KURLARI
Flash Player Yüklü Değil !
Kırşehir Çiğdem Gazetesi
ARŞİV | KÜNYE | RSS
© Haber ve ilgili materyaller izinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz 2007 - 2012 Tüm hakları saklıdır. 
habersitesial.com,haber sistemi,haber sitesi, haber sitesi al, sitekur,habesitesial, habersistemi,haber sitesi tasarımı,haber sitesi kurmak,haber sitesi template,profesyonel haber sitesi, haber siteleri, habersitesi, haber sitesi kur, haber scripti,haber sitesi yazılımı