Kırşehir bundan sonra ne olur, nasıl gelişir bilemiyorum.
Anadolu’nun tarih ve kültür şehri, ozanlar diyarı, hele bir de şirin Kırşehir icat ettiler, doğduğum, büyüdüğüm, çocukluğumu, gençliğimi yaşadığım; yıllarımı, her şeyimi ona borçlu olduğum Kırşehir’in çıkarları için üzüldüğüm, sevindiğim nice yazılar kaleme alıp eleştiriler yaptığım güzel Kırşehir bundan sonra ne olur bilemiyorum.
Kırşehir için, Kırşehir’in geleceği için, Kırşehir’in kalkınması için, gelmiş geçmiş bütün siyasilerini, il yöneticilerini, Kırşehir konusunda üstüne elzem olmayan, ama polemik yapan bazıları için neler yazdım bilmiyorum.
Gazetemizin arşivlerini şöyle bir karıştırıyorum yıllarım, ömrüm Kırşehir’i sevmek, Kırşehir’i nasıl kalkınmış görürüm diye yazmışta yazmışım…
Sadece Kırşehir’in menfaati için yazdım, yazdıklarımdan, eleştirilerimden anlamayanlar utansın.
İşte Kırşehir’in 2011 nüfusu yine açıklandı.
Nüfusunun düşmesinin, artmamasının altında yatan gerçekler nelerdir diye yine kafa yordum. Sonunda üzülüyorum tabii. Niye benim memleketim Kırşehir göç veriyor, nüfusu artmıyor diyorum.
Artık bilmiyorum Kırşehir bundan sonra ne olur.
Anlıyorum ki Kırşehir’i bundan sonra ne Ahi Evran-ı Veli Hazretleri, ne Aşık Paşa, ne de Caca Bey kurtaramaz, kurtaramayacaklar da…
Neden mi diyorsunuz işte illerin nüfusları açıklandı, Kırşehir’i başka illerle kıyaslayın, ne kadar düştüğünü, ne kadar arttığını…
İşte Kırşehir’in ve komşu illerin nüfusları…
Kırşehir: 221.015.
Nevşehir: 283.823.
Aksaray: 378.823.
Yozgat: 465.696.
Kırıkkale: 274.992.
Kayseri: 1.255.349
Konya: 2.038.555
Kıyaslayın artık komşu illerle Kırşehir’i…
Milletvekili sayısı ikiye düştü.
Siz hayal ediyor musunuz Kırşehir’in milletvekili sayısı bir gün tekrar üçe çıkacak?
Kırşehir bundan sonra ne olur, nasıl kalkınır, nüfusu nasıl artar, nasıl yıllar önceki haline döner bilemiyorum.
Ben Kırşehir’in geleceği konusunda işin içinden çıkamıyorum.
Kırşehir’in üzerinde, Kırşehirlilerin omuzlarında politika yapan, gelmiş geçmiş bütün siyasiler, bütün il yöneticileri gözünüz aydın olsun. Kırşehir’in nüfusu yine karaya oturdu.
Kırşehir…
Adına tadına kurban olduğum Kırşehir…
Ben senin için ne yapayım, şimdi neler yazıp, neler söyleyeyim?
Yazmayayım mı?
Görmeyeyim mi?
Kırşehir’in bu hale gelmesinde, bu duruma düşmesinde sorumluluğu, vebali olanlardan hesap sormayayım mı?
Ben de başkaları gibi, benim mesleğimi yaptığını sanan, haram kazanıp haram yiyen ihaleciler gibi, bu yalakalara ihale ayarlayan sözde siyasetçiler gibi mi olayım?
Ben de mi yalakalık yapayım, kuyruk yalayım?
Yapmadım, yapamamam…
Bütün Kırşehirlilerin bildiği gibi hayatım boyunca yapmadım. Üçkağıtçıları eleştirmekle geçti ömrüm. Haram yemedim, yiyenlere de haram olsun.
Göreceğiz haram yiyenlerin geleceğini, oğlunu, kızını…
Söz buraya kadar geldi. Şimdi söylemeden, yazmadan edemem.
Benim mesleğimi yaptığını sanan, sözde medyacılık oynayan, konuşma özürlü, ne iş yaptığı belirsiz, adını Murteza Kerpiçkesen koymuşlar. Hangi parti iktidara gelirse onun bunun yalakalığını yapan, şakşakçılar, Bremene mızıkacıları gibi kapı kapı geziyorlar. Halbuki bütün Kırşehirliler gülüyorlar, onlar için neler söylüyorlar. Zavallılar duymuyorlar, anlamıyorlar. Ya bunlarla yılışarak, sırıtarak görüşenlere ne demeli?
Evet Kırşehir, ben senin için bütün bunları yazıyor ve söylüyorum.
Kırşehir bundan sonra ne olur, nasıl gelişir, nasıl kalkınır, göç nasıl durur bilemiyorum.
Kırşehir için yazılar kaleme alırken, hayatım boyunca mesleğimi her şeyin üstünde tuttum. Dik durdum, onurlu durdum. Kalemimi satmadım.
Kırşehir dedim, Kırşehir’in menfaati için çırpındım. Onurumdan, şerefimden hiçbir şey kaybetmedim. Belki bana “Sen de yalaka ol, kuyruk salla, gerdan kır, ihale al, köşe dön, Kırşehir’in kalkınması, bu hale düşmesi seni mi ilgilendirir?” diyebilirsiniz.
Yıllardır yapmadım, yapamam.
Kırşehir’in nüfusu düşüyormuş, onları ilgilendirmiyor. Zaten onlar Kırşehir için hiçbir şey yapmazlar, yapamazlar. Çünkü onların kafalarında başka işler var.
Kırşehirlilerin oylarıyla siyaset yapmış, milletvekili olmuş, şimdi milyarlarca lira emekli maaşı alanlar, “hizmet ediyoruz, hizmet getiriyoruz” dediğiniz Kırşehir’in nüfusu sizlere ömür oldu.
Siz bugün aldığınız milyarlarca lira emekli maaşını gönül rahatlığıyla yiyebiliyor musunuz? Biliyorum yiyemiyorsunuz. Çünkü ailece hepiniz hastasınız ve mutsuzsunuz. Bundan dolayı olsa gerek Kırşehir’e gelemiyorsunuz. Tabi ki aldığınız emekli maaşını yiyemeyeceksiniz. Çünkü hayatınız yalan söylemekle geçti. Yalan söylediniz, Kırşehir’i yanılttınız, Kırşehirlilerin başını öne eğdirdiniz. Aslında siz kendi başınızı öne eğdiniz. Sizleri daha fazla yazmaya, eleştirmeye değmez. Kırşehirliler sizleri Allah’a havale etti.
Kırşehir, sevgili Kırşehirliler siz söyleyin bundan sonra Kırşehir ne olur? Kırşehir’in nüfusu nasıl artar, nasıl sanayileşir, nasıl kalkınır?
Size üzülerek söylemek isterim ki ben Kırşehir’in geleceğinden endişe duyuyorum.
Ayağa kalk Kırşehir, kalkabilirsen.
Ahi Evran’ın, Aşık Paşa’nın, Hacı Bektaş-ı Veli’nin, Caca Bey’in, Şeyh Edebali’nin Kırşehir’i… Ben sana diyeyim, ne söyleyeyim…
Kırşehir…
Demokrasi gazisi Kırşehir…
Nüfusunu yine başka illere göre kıyaslarken tarifsiz üzüntüler içindeyim. Kimse seni benim kadar sevmedi biliyorum.
“Seviyoruz” diyenler, şurada burada adını kullananlar hep çıkarları içinmiş. Bugün yine nüfusun artmadı, artmıyor, sürekli düşüyor. Bugün insanlar Kırşehir’i niye terk ediyor? “Kırşehir’i seviyorum, Kırşehir’e hizmet getiriyoruz” diyenler ayağa kalkın, Kırşehir’in nüfusu niye düşüyor, neye göç veriyor?