Ara
Paylaş : Google Paylaş : Facebook Paylaş : Yahoo Paylaş : Reddit Paylaş : Digg Paylaş : Blinklist Paylaş : Del.icio.us
2012 yılı Kırşehir’e başarılar getirsin!..
02.01.2012
Şevket Güner
krscigdem@hotmail.com

Daha dün gibiydi...
Geçen yıl bugünlerde 2010’u uğurlayıp 2011’i karşılamıştık.
Kırşehir için ne ümitlerimiz, ne hayallerimiz vardı.
Yıllar ne çabuk geçiyor.
2001’i uğurlayıp 2012’ye girdik ya, şöyle bir bakıyorum da giderek aklaşan saçlarım, 60’a gelmiş yaşımla hala Kırşehir’in sorunları-na kafa yoruyorum, bu konuda ilin yöneticile-rini, siyasîlerini uyarıyorum.
Hatırlayınız Kırşehir için, Kırşehir’in geleceği için yıllardır yazıyor, kafa yoruyorum.
Geçen her yıla “boşa geçen yıl” diye eleştiriler yaptım. Tabi bunda benim haklı gerekçelerim vardı.
Üzülerek, boşa geçen yılları unutup gelecek yıllara umut bağladık.
Hatırlayınız sevgili okurlarım, değerli Kırşehirliler…
Umut bağladığımız yıllar, Kırşehir için maalesef boşa geçen yıllar oldu.
Umut ve hayallerimizi siyasilere bağladık, çaresizce Kırşehir için bekledik.
Seçtiğimiz milletvekillerini, belediye başkanını Kırşehir’in menfaati için, Kırşehir’e hizmet getirsinler diye hep karşılıksız destekledik.
“Kırşehir’e hizmet yapıyoruz, yapacağız” diyenlerin hizmet yapsınlar diye açıklamalarını yayınladık, çarşaf çarşaf… Kırşehirliler ne dedi, ne düşündü bilmiyorum.
Belki onlar memnun oldular, gelecek adına heyecan duydular, ama biz Kırşehirliler de onların yapacağı, getireceği hizmetleri bekledik, durduk.
İşte 2011 yılını da uğurlayıp 2012 yılına “merhaba” dedik.
Dileğimiz ve arzumuz o dur ki inşallah 2012 yılı ülkemiz için, Kırşehirimiz için hayırlara vesile olur.
Şimdi siyasilere, yeni milletvekillerine, belediye başkanına “Kırşehir’e kalıcı ne hizmetler yaptınız, ne yatırımlar getirdiniz?” desek biz Kırşehirliler yanlış yapmış olur, onlar haklı duruma geçerler.
Yani kimse kendisine “ne yaptın?” diye sorulmasını, eleştirilmesini istemiyor. Hep bardağın dolu tarafını görmek istiyorlar, hep kendilerinin övülmesini bekliyorlar nedense…
50 yıldır bu mesleğin içindeyim, gazetecilik yapıyorum. Neler gördüm, neler tanıdım. Ne milletvekilleri, ne bakanlarla karşılaştım. Ne valiler gördüm, ne belediye başkanlarıyla birlikte oldum. Onların ne açıklamalarını yayınladım. Onlar için ne eleştiriler yaptım.
Şimdi dönüp geriye bakıyorum Kırşehir nereden nereye geldi. Kırşehir merkezde birazcık canlandı, ama gelin görün ki ilçelerimiz beldeye, beldelerimiz köye, köylerimiz yıkıldı viraneye döndü.
Şimdi Kırşehir’in içinde en faal işletmeleri olarak kahvehaneler, internet kafeler, çay ocakları ve köşe başı açılan tavuk dönercilerle doldu. Onlar oldu Kırşehir’in sanayicisi…
Görüyor musunuz Kırşehir’in içine düştüğü acıklı manzarayı.
Kimse bana “Kırşehir kabuğunu kırdı, Kırşehir’e yatırım yaptık, Kırşehir’e yatırımcı getirdik” diyemez. Her şey Kırşehirlilerin gözünün önünde.
Ben geçmiş yıllara bakarak şöyle düşünüyorum da yazık oldu Kırşehir’e… Ve her geçen gün de kaybediyor, yazık oluyor bu demokrasi gazisi Kırşehir’e…
Kırşehir’in 2011 yılını nasıl geçirdiğini düşününce insan üzülmeden edemiyor.
2011 yılında Şeker Fabrikamızı kaybettik. Fabrikayı hükümet sattı.
Petlas’ın Kırşehir’e kurmak istediği jant fabrikası için il yöneticileri destekleyip yardımcı olmadıkları için kaçırdık. Petlas yöneticileri de jant fabrikasını Ankara Ostim Sanayi Sitesi’ne kurdular. Eğer bu fabrikayı Kırşehir’e kurmuş olsalardı, en az bin kişi ekmek yiyecekti.
Organize Sanayi Bölgesi’ndeki orta ölçekli fabrikalar sorunlarıyla yüzüstü bırakıldı. Yolunu asfaltlamadık, elektrik sorununu çözümleyemedik, sorunlarla boğuşan Organize Sanayi Bölgesi’ndeki çoğu tesisler sahipleri tarafından sökülerek başka illere, ilçelere gitti.
2011 yılında Kırşehir’de herkesin gördüğü ve izlediği kamu binalarını yıkıp yerlerine yatırım diye yeni binalar yapmaya devam edildi.
Eski valilerimizden Selahattin Hatipoğlu ve Lütfullah Bilgin’in Kırşehir’e kazandırdığı kültür miraslarımızdan Ağalar Konağı ve Hacıbey Konağı’nı bile tamamlayıp Kırşehir halkının hizmetine sunamadılar.
Siz Kırşehirliler lütfen söyleyin, Allah rızası için doğruları konuşup doğruları söyleyeceğiz. Yukarıda Kırşehir’in kaybettiklerini sıraladım. Bunları bu ilin seçilmişleri, atanmışları yardımcı olmayınca, desteklemeyince başka illere kaptırdık.
“Kırşehir’e yatırım yapıyoruz, Kırşehir’in çehresini değiştiriyoruz” diyenlere siz inanıyor musunuz?
Biliyorum siz de inanmıyorsunuz. O halde yaşananları çok iyi düşünün, unutmayın.
2011 yılı Haziran’ında yapılan seçimlerde Kırşehir üç milletvekilinden birisini kaybederek çıktı.
İşte bir yıl daha geride kaldı. Şöyle bir dönüp geriye bir bakınız neler görüyorsunuz?
2011 yılında olduğu gibi dilemem ama göreceksiniz 2012 yılını da boşa geçen bir yıl olarak yaşayacağız.
Yanılıyorsam siz söyleyiniz.
2011 yılında Kırşehir’in kazanımlarını, Kırşehir’in artılarını, Kırşehir’in yatırımlarını siz söyleyin ben “evet” diyeceğim, “yanılmışım” diyeceğim.
Çok karamsar olduğumu da sanmıyorum. Benim görevim gazetecilik. İlimizde yaşananları, yaşadıklarımızı, gördüklerimizi Kırşehir olarak kazandıklarımızı, kaybettiklerimizi yazmak, açıklamak, yorumlamak durumundayım. Yani her şeye iyi demek yerine, iyiye iyi, kötüye kötü diyeceğiz. Doğruları konuşup, doğruları yazacağız. Ben başkaları menfaatim için ona buna yalakalık da yapamam. Allah rızası için sadece doğruları söyleyip, yazacağız. Benim de yaptığım da bu…
Sevgili okurlarım, değerli Kırşehirliler, 12 Haziran seçimlerinde Kırşehirliler 65 bin oyla iktidar partisine iki milletvekili verdi. Kendilerinin deyimiyle birisi Çalışkan, bir Arslan gibi…
Acaba bu milletvekilleri oylarını aldığı 65 bin kişiyi birebir tanıyorlar mı? Onların oylarına karşılık ne düşünüyorlar, ne yapıyorlar? Bayramlarda, yeni yıl da onlara mesaj gönderip hatırlıyorlar mı?
İnşallah onların dediği olur, 65 bin Kırşehirliyi hayal kırıklığına uğratmazlar ve herkesi Kırşehirli sayarak kimseye husumet, kırgınlık ve küskünlük taşımadan kucaklarlar.
Siyasette kızmak, kırılmak, küsmek olmaz.
Hatırlayınız Türk siyasetine yıllarını vermiş liderleri. İsimlerini vermeyim ama meydanlarda birbirlerine demediklerini bırakmazlar, ama seçim bittikten sonra yan yana gelirler, hatta koalisyon hükümetleri bile kurarlardı.
En önemlisi aday gösterilince partide olanlar, gösterilmeyince küsenler hep kaybetmiştir. Ama küsmeyip, kırılmayıp inadına partisinde bulunanlar, partisine hizmet edenler, seçmenine hizmet edenler yıllar yılı yeniden seçilme imkanı içinde oldular.
Diğer partileri bir kenara bırakarak 2011 yılı Ak Parti için parlak bir yıl olarak geride kaldı. Üçüncü kez tek başına iktidar olmayı başardı. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın kendi kişisel liderliği sayesinde girdiği her seçimde oyunu arttırarak demokrasi tarihine hiçbir partiye nasip olmayan bir şekilde üst üste üçüncü kez tek başına iktidar oldu. Kırşehir de iktidarın yanında yer alarak iki milletvekili verdi. Birisi Abdullah Çalışkan, diğeri Muzaffer Aslan.
Tabii ki bu milletvekillerinden Kırşehirliler olarak sizlerin ve özellikle basın olarak benim Kırşehir’e kendilerinden çok büyük beklentilerim var.
Seçimler sırası onların yaptığı açıklamaları, verdikleri vaadleri herkes biliyor. Kırşehir’e yatırımcılar bulup getireceklerdi, Kırşehir’i bir üniversite ve termal turizm şehri yapacaklardı.
En önemlisi 13 Haziran sabahı Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Ankara’da AK Parti Genel Merkezi’nde yaptığı birleştirici, kucaklayıcı açıklaması doğrultusunda biz Kırşehirliler de çok umutlanmış ve hayallerimizi seçtiğimiz iki milletvekilinin gayret ve çabalarına bağlamıştık.
Seçimlerin ardından 6 aydan fazla bir süre geçti. Siz değerli Kırşehirlileri bilmiyorum ama, Kırşehir’in sorunlarını, hakkını ısrarla arayan ve bu konuda seçtiklerimizi uyaran yazılar kaleme alan birisi olarak ve en önemlisi kendilerinden hiçbir şahsi beklentisi olmayan birisi olarak kendileriyle henüz görüşme ve tanışma imkanımız olmadı.
Hani Başbakan Tayyip Erdoğan’ın birleştirici ve bütünleştirici açıklamaları? Hani kimseye küskün, kırgın olunmayacaktı? Herkes kucaklanacaktı? Herkesin fikirleri, eleştirileri dikkate alınacaktı?
Diliyor ve istiyorum ki bu iki çalışkan milletvekili Başbakan’ın sözlerini dikkate alır ve herkesle kucaklaşır, kırgınlık ve küskünlükleri bir kenara bırakarak kendilerinin de politika yaptıklarını hatırlarlar, o makamların kimseye baki kalmadığını idrak ederler.
Çünkü bizler biliyor ve inanıyoruz ki birlik ve beraberlik her zaman başarıya giden yoldur. Onlar birlik ve beraberlik içinde olurlarsa, Kırşehir için omuz omuza verirlerse, geride kalmış 2011 yılını aratmazlar, 2012 yılı ve diğer gelecek yıllar Kırşehir için, onlar için başarılı yıllar olur.
Bunu yaparlarsa, bunu başarırlarsa Kırşehir kabuğunu kırar, Kırşehir kazanır, Kırşehir’de göç durur, Kırşehir’in nüfusu artar, kaybettiğimiz bir milletvekilini yeniden kazanırız. Sonuçta kazanan Kırşehir ve kazanan demokrasimiz olur.
2012 yılı için doğrusunu belirtmek gerekirse iyimser olmak, Kırşehir’in de başka iller gibi kalkınmasını görmek en büyük dileğimizdir.
Acaba görür müyüm ki Kırşehir’in de bir gün başka iller gibi sanayileşmiş, üniversitesinde binlerce öğrencisi olmuş, fakülteleriyle yüz akı olduğunu?
Acaba Kırşehir’in de bir gün Afyon gibi, Denizli gibi, Kütahya gibi termal turizmde öne çıkmış otelleriyle, bir tatil ve turizm cenneti olabilir mi ki?
Bir gün Kırşehir’in insanları da Kırşehir’de kalıp kendi memleketlerinde, sanayide, turizmde yatırımlar yapıp bu memlekette söz sahibi olabilir mi ki acaba?
En büyük dileğim ve arzum şu ki yıllarımı verdiğim ve bugün her şeyimi ona borçlu olduğum memleketim olarak ekmeğini yediğim, suyunu içtiğim Şeyh Edebali’yi, Ahi Evran-ı Veli’yi, Aşık Paşa’yı, Caca Bey’i, Hacı Bektaş-ı Veli’yi, Yunus Emre’yi, Ahmed-i Gülşehri’yi, Süleyman Türkmani’yi sinesinde barındıran evliyalar şehri, Türkmenler oymadığı, Muharrem Ertaş’ı, oğlu Neşet Ertaş’ı, Çekiç Ali’yi, Şemsi Yastıman’ı ve daha yüzlerce değerli ozanın memleketi, türkü pınarı Kırşehir için gelin tek yumruk olalım. Geçmişte yaşananlara sünger çekelim. Her şeye yeniden başlayalım. “Her şey Kırşehir için” diyelim.
Kurtuluş Savaşı’nda, Milli Mücadele’de sonuna kadar Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında yer almış, O’nu Kırşehir’de coşkuyla karşılayıp bağrına basmış, konuk etmiş onurlu bir ilin insanları olarak Kırşehir’in 2012 yılında birlik ve beraberlik içerisinde olduğunu görmek en büyük dileğimizdir.
Biz Kırşehirliler, milletvekilleri, belediye başkanı, ilin atanmış yöneticileri her şeyi sevgiyle, saygıyla karşılarsak, öyle yaklaşırsak inanıyorum başaramayacağımız, kazanamayacağımız hiçbir şey yoktur.
Biliyorum her gecenin bir sabahı var.
2012 yılının ülkemize, vatanımıza, milletimize birlik ve dirlik, Kırşehirimize de başarılar ve kazançlar getirmesini diliyorum.

 
 
 

» Yorumlar Tüm Yorumlar
» Varol Ali Cengiz - 03.01.2012 16:11:12
çok teşekürler agzına dilene sağlık şevket Ağbi gerçekten konu olarak dogru temas etmişsin

» Diğer Yazıları
Güncel Anket bulunamadı.
DÖVİZ KURLARI
Flash Player Yüklü Değil !
Kırşehir Çiğdem Gazetesi
ARŞİV | KÜNYE | RSS
© Haber ve ilgili materyaller izinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz 2007 - 2012 Tüm hakları saklıdır. 
habersitesial.com,haber sistemi,haber sitesi, haber sitesi al, sitekur,habesitesial, habersistemi,haber sitesi tasarımı,haber sitesi kurmak,haber sitesi template,profesyonel haber sitesi, haber siteleri, habersitesi, haber sitesi kur, haber scripti,haber sitesi yazılımı