Ara
Paylaş : Google Paylaş : Facebook Paylaş : Yahoo Paylaş : Reddit Paylaş : Digg Paylaş : Blinklist Paylaş : Del.icio.us
İstanbul’da zirvedeki Kırşehirli işadamımız: Yüksel Mermer
05.12.2011
Şevket Güner
krscigdem@hotmail.com

İSTANBUL’A ne zaman gitsem aklıma Mermerler Ailesi gelir nedense…
Mermerler’in kurucusu, Mermerler’in sahibi, Mermerler’in onursal başkanı, görüştüğüm, konuştuğum ağabeyimiz, dostumuz, rahmetli Muzaffer Mermer gelir.
Muzaffer Mermer aramızdan ayrılalı 6 yılı geçti. Sağlığında ne zaman arasam “Niye gelmiyorsun evladım? Sen de Kırşehir haberleri çok olur. Hemşehriler nasıl?” diye pek çok sorular yöneltirdi.
Muzaffer Mermer ne zaman Kırşehir’e gelse ilerlemiş yaşına rağmen gazetemize gelir, kahvesini içerken epey sohbet ederdik. Benden merak ettiği her şeyi sorar, öğrenmeye çalışırdı.
“Ahi Baba” Mustafa Karagüllü’yü de çağırır, arabasına bizi alır, bütün Kırşehir’i gezerdik birkaç gün…
Kırşehir’le ilgili anılarını anlatırdı, geçmişte yaşadıklarını anlatırdı, eski dostlarından hayatta kalan bazılarını sorardı.
Kırşehir’le ilgili pek çok projeleri düşünürdü. Ama biz Kırşehirliler nedense onun bu projelerini Kırşehir’e kazandıramadık.
Muzaffer Mermer’i hayatının en verimli çağı diyebileceğimiz 81 yaşında kaybettik.
Muzaffer Mermer, Kırşehir’deki bazı okul ve camileri yaptırmıştı.
Kırşehir Yardım Sevenler Derneği aracılığıyla her yıl yüzlerce fakir ve kimsesiz öğrencileri giydirmiş, burslar dağıtmıştı. Hala onun açtığı bu yolda evlatları yürüyor, yardımlarını sürdürüyor. Çünkü Muzaffer Mermer bayramları unutmaz, onlara maddi ve manevi destek sağlardı. Kurban Bayramı’nda fakir ve kimsesize kurbanlıklar gönderir, yüzlerce kişiye dağıttırırdı.
Yaşadığı gördüğü, tanık olduğu olaylardan olsa gerek Muzaffer Mermer bin düşünür, bir karar verirdi.
Muzaffer Mermer çok esprili bir insandı. Bazen öyle espriler yapardı ki anlatamam. Onunla bir gün Kırşehir’e yaptığı okulları, camiyi gezdikten sonra Mucur’un Asmakaradam Köyü’ndeki Türktur Tesisleri’ne gittik. Mermer burayı derinlemesine inceledi. Çıkarken cebinden tek tek para çıkardı. Mantar aldırdı şoförüne. Ben de dedim ki “Ağbi parayı niye tek tek çıkarıyorsun?” O da bana “Oğlum ben öyle çift çift çıkaramam. Ancak böyle tek tek çıkarırım” dedi.
“Çok sıkı adamsın Muzaffer Ağbi” dedim, o da kulağıma eğilerek “Akşam nasıl olsa beraber olacağız. Oturur sana izah ederim” dedi.
“Ahi Baba”yı da çağırdı, akşam Grand Hotel Terme’nin bahçesinde beraber iki duble rakı içtik, beraber yedik, niçin parayı çift çift çıkarmadığını bana esprili bir şekilde anlatmıştı.
Ertesi günü yine beraber bu defa da Hirfanlı Barajı’na gittik. Muzaffer Ağabey “Buranın temelini rahmetli Başbakan Adnan Menderes ile beraber Burhan Bey (Ulutan) atmıştı. Ruhları şad olsun” dedi. Orayı şöyle bir gezdikten sonra Hirfanlı Barajı’ndaki balıkçılardan dört tane sazan balığı almış, beraberce akşama doğru Kırşehir’e dönmüştük. Akşam da aldığımız balıkları otelde hazırlatıp, yine aynı yerde yemiştik.
İşte benim çok değer verdiğim bir Kırşehirli olarak hep onurlandığımız ağabeyimiz, dostumuz Muzaffer Mermer’in oğullarından Mermerler Holdingin Yönetim Kurulu Başkanı değerli hemşehrimiz Yüksel Mermer şimdi babasının izinde gidiyor.
Geçtiğimiz günlerde Yüksel Mermer’i babası Muzaffer Mermer’in Kırşehir’deki kadim dostlarından “Ahi Baba” Mustafa Karagüllü ile birlikte Beşiktaş’taki Holding merkezinde ziyaret ettik.
Yüksel Mermer’le uzun uzun konuştuk. Merak ettiğim her şeyi kendisine sordum. Kendisi de bize uzun uzun örnekler vererek anlattı. İstanbul’daki yatırımlarını, Kırşehir’deki yatırımları ve yapmak istediği başka projelerini anlatırken, gerçekten Yüksel Mermer’le bir Kırşehirli olarak onur duydum, “Muzaffer Mermer’in oğlu Yüksel Mermer’e bu yakışırdı” dedim.
Yüksel Mermer’in de babası Muzaffer Mermer gibi Kırşehir’e bir şeyler yapma düşüncesinde olduklarını, ancak bazı nedenlerden dolayı bir türlü Kırşehir’e istedikleri projeleri hayata geçiremediklerinin üzüntüsü içinde gördüm. 
Şunu açıklıkla belirtmeliyim ki Kırşehir dışındaki müteşebbis hemşehrilerimizi Kırşehir’e getirmek, Kırşehir’e kazandırmak, onlara değil biz Kırşehirlilere, bu ilin Valisine, Belediye Başkanına, Milletvekillerine, TSO Başkanı’na, Esnaf Odaları Başkanı’na düşmektedir.
Bilmeyenlere hatırlatmak isterim ki bugün bacası tüten Petlas Lastik Fabrikası’nın Kırşehir’e kurulmasını sağlayanlardan bir Burhan Ulutan, bir Muzaffer Mermer, bir Ahmet Uğurlu olmasaydı, Petlas olur muydu? Petlas kurulmamış olsaydı, bugün orada trilyonlarca lira değerindeki binalar olmasaldı, Ahi Evran Üniversitesi olur muydu?
Düşünüyorum da biz Kırşehirliler, bu ilin seçilmiş ve atanmışları Kırşehir dışındaki müteşebbis hemşehrilerimizle gereği gibi köprüler kuruyor muyuz? Önce biz Kırşehirliler biz Kırşehir’de birlik ve beraberlik içinde miyiz?
Onları ürettiğimiz projelerle ziyaret edip, Kırşehir’e davet edip yatırıma dönüştürmek için neler yapıyoruz? Hangi iş adamını bir günde bir gün Kırşehir’e getirip, onları Kırşehir’e kazandırdık? Var mı bir örneği?
İstanbul’da kendisini çok iyi yetiştirmiş, çok geniş bir çevresi, çok iyi bir konuma gelmiş Yüksel Mermer’in otomobil sektöründe İstanbul’da, Türkiye’de Dünya’da öne çıkmış bir hemşehrimiz olarak Beşiktaş’taki Holdinginden ayrılıp beraber Kartal’daki çok geniş showroomlarına gidiyoruz. Burada gördüğümüzle bir kez daha gururlanıyoruz. Çünkü orada  yüzlerce kişi çalışıyor ve binlerce kişi ekmek yiyor. Sevinmemek, gururlanmamak elde değil.
Kartal’daki, hemen denizin kıyısındaki çok büyük donanımlı showroomlarını geziyoruz Yüksel Mermer’le…Yüzlerce Chrey otomobili var. Bütün Türkiye’ye araçlar buradan sevk ediliyor. Altmışbin yedek parçanın bulunduğu yüzlerce metrekare kapalı alanda her şey bilgisayara yüklenmiş. Aradığınız ya da istediğiniz her parça bilgisayarın tuşlarında hemen karşınıza çıkıyor. Her şey Dünya koşullarına, teknolojiye göre ayarlanmış.
Tesislerin başında sorumlu olan müdürleri, yardımcıları, şefleri ve tüm personel sektörün en başarılı isimleri görev yapıyor.
Yüksel Mermer otomotiv sektörünün devleriyle, teknolojiyle yarışıyor ve bu konuda çok da başarılı olmuş bir Kırşehirli hemşehrimiz olarak, hep Kırşehir’i dile getirip soruyorum  “Kırşehir’e yatırım yapmayı düşünmüyor musunuz?” diye.
Yüksel Mermer’in verdiği yanıt çok açık:
“Tabii ki düşünüyoruz. Sanayi alanında olur, başka alanlarda olur. Örneğin bir vakıf üniversitesi gibi. Biz buralara yatırım yapar ortak oluruz. Öncülük ederiz. Ancak yanımızda güveneceğimiz, güven duyacağımız, sonunda sorun çıkarmayacak, pişman olmayacağımız insanlar olmalı. Olursa her projeye destek verir, katkı sunar, yatırım yaparız.”
Yüksel Mermer’in bu düşünceleri beni çok duygulandırdı.
Geçmişte Kırşehir’e yatırım yapmış, bu yatırımlara ortak olmuş hemşehrilerimizin orta ölçekli yatırımları gözlerimin önüne geldi. Bu yatırımlar iyi yönetilseydi, yetenekli, çalışkan, işi bilen insanların elinde olsaydı bugün hiçbirisinin kapısına kilit vurulmaz, çalışırdı. Ve Kırşehirliler de burada ekmek yerdi.
Sonuç itibariyle iyi yönetilmeyen o ortak ölçekli tesisler kaderine terk edilip kapatılıp gitti. Kırşehir’e kötü örnekler oldu, kimse de yeni yatırım için Kırşehir’i tercih etmiyor.
Şimdi Yüksel Mermer’in de dediği gibi bugün Kırşehir’e yatırım yapmak isteyenler gelmiyorlarsa, korkup çekiniyorlarsa geçmişte yaşanan kötü örneklerdendir.
 Yeri gelmişken işte size son bir örnek daha…
 Ankara’da iş yapan bir grup hemşehrimizin dönemin Valisi Lütfullah Bilgin ve birkaç hemşehrimizin iknası ile Kırşehir’e termal turizm alanında otel yaptırmak için gelen ve şehrimiz Bağbaşı Mahallesi’ndeki Akbayır tepesine “Makissos Termal Tatil Köyü”nün inşaatına başlaması, bir sürü sorunlarla uğraşması projenin bitirilmesini geciktirdi. Bu değerli müteşebbis hemşehrilerimizin otel ve inşaatları yükseldi, ama bir türlü bitirilip hizmete açılamadı.
Neden derseniz sorun bildik sorunlar. “Gelin buraya yatırım yapın, bedava arsa vereceğiz, yolunuzu yapacağız, termal suyunuzu vereceğiz” diyerek zar-zor ikna edilen hemşehrilerimiz şimdi sorunlarla, sıkıntılarla boğuşuyorlar. Halen otelin suyu verilemedi, yolu yapılamadı, altyapısı bitirilemedi. Yatırımcı hemşehrilerimiz bu sorunlarla boğuşmaktan otel inşaatını bile tamamlayamadılar. Yani buraya yatırım yapan hemşehrilerimiz yaptıklarına da, geldiklerine de pişman oldular.
 Yatırımcılara böyle sorunlar üretenlerin, çözemeyenlerin çok olduğu bir ile hangi yatırımcıyı hangi yüzle getirip yatırım yaptırabiliriz ki?
 Yüksel Mermer’i dinlerken, Kırşehir’de yaşanan bu olumsuzluklar aklıma geldi.
 Yine Yüksel Mermer konuşmasında “Aynur Bektaş adındaki bir değerli müteşebbis, girişimciyi yatırım yapmak üzere ikna edip Kırşehir’e  göndermiştim. Kırşehir’e bir tekstil fabrika kurmasını ve Kırşehir’deki hemşehrilerimize iş imkanı sağlamasını istemiştim. O da sağolsun bizi kırmayıp Kırşehir’e gitmişti. Ancak Kırşehir’de gördüğü ve yaşadığı manzara onu korkutmuş ve ürkütmüştü. Kırşehir’in Organize Sanayi Bölgesi’ni gezmiş. Burada karşılaştığı bazı yatırımcılarla, şehir merkezinde görüştüğü bazı hemşehrilerimiz bu yatırımcıyı Kırşehir’de adeta uzaklaştırmış. Hatta birisi ‘Kırşehir’e yatırım yapma, git başka yere yap, buraya yatırım yaparsan pişman olursun’ demiş. Benim memleketim, baba ocağım Kırşehir’e böylesi davranışlar doğrusu yakışmıyor. Kırşehir’deki hemşehrilerimiz kim olursa olsun, nereli olursa olsun dışarıdan gelen, hangi yatırımcı olursa olsun mutlaka ona destek vermeli, sorun üretmeden yanlarında olmalı, yardımcı olmalıdırlar. Kırşehir’in kalkınmasını, büyümesini istiyorsa hepimizin, herkesin böyle olması gerekir” diyor.
 Değerli hemşehrimiz Yüksel Mermer’le Kırşehir’le ilgili daha pek çok şeyi karşılıklı görüştük, konuştuk, tartıştık. Kendisine sık sık “Kırşehir’i unutmayın. Orası sizin baba ocağınız. Gelin. Kırılmayın, küsmeyin” dedim.
 O da “İnşallah geliriz, tabii ki orası bizim memleketimiz. Kırşehir’in kalkınmasını çok istiyoruz” diyerek “Gel, seni babamın odasını gezdireyim” dedi.
 Holdingin birinci katındaki babası Muzaffer Mermer’in odasına girdik. Odası aynen, bozulmadan muhafaza edilmiş. Yüksel Mermer beni babası Muzaffer Mermer’in koltuğuna oturtarak masasının çekmecelerini açtı. Yıllar önce Muzaffer Mermer ağabeyimize postaladığım gazeteleri gösterdi ve “Babam seni severdi, senden bahsederdi” dedi.
 Çekmecede Muzaffer Mermer’in cüzdanı, anahtarlığı ve daha başka özel eşyaları aynen muhafaza edilmişti.
 Hatta yıllarca gazetemizin kuruluş yıldönümünde kendisine verdiğimiz plaket de odasının bir köşesindeki diğer plaketlerin arasında duruyordu.
 Muzaffer Mermer’e buradan bir kere daha Allah’tan rahmet diliyorum, ruhu şâd olsun. Oğlu Yüksel Mermer’e de babasının izinde yürüdüğü için, başarılı bir iş adamı olduğu için, memleketi Kırşehir’i unutmadığı ve kopmadığı için kutluyorum. Kendisini bir gün Kırşehir’de yatırım yaparken görürsem sevineceğimizi ve babasının hayalini gerçekleştireceği için mutlu olacağımızı belirtmek istiyorum.
 
 

» Yorumlar Tüm Yorumlar
» Sizde olmasanız... Tahir Ala - 07.12.2011 08:59:17
Kırşehir çiğdem gazetesine bu yazıdan dolayın teşekkür ediyorum. Bizleri geçmişi ve yaşannları hatırlattığınız için yürekten tebrik ederim.Kırşehire gelen yatırımcıyı gelmeden özbağdan çeviren zihniyet olduğu sürece Kırşehir köy, Gölhisar şehir olur.yazıklar olsun yatırmıcıyı kaçırana, yazıklar olsun bu şehre ihanet edenlere, yatırımcıyı kaçır,Kırşehire sahip çıkılmasın. Yüksel Mermer bey ne yapsın, Gönderdikleri yatırmıcıyı Kırşehirden kovan zihniyetler olduğu sürece. Birde Kırşehirsporumuz var. Ne hale getirdiler. Ziyniyet yok et, Kırşehirliden kurtul.Ben Allaha havale ediyorum bu düşüncede olnaları. Şevket bey sanada tekrar teşekkür ediyorum, bu yazıyı hazırlayıp bizlere gerçekleri gösterdiğiniz için.

» Kırşehir'in gülen yüzü Orhan Akdağ - 06.12.2011 07:48:56
Kırşehir'li bir hemşeriniz olarak yaşadıgım şehir olan Nİğde'den selam gönderiyorum. Salih bey yazılarınızı yakından takip ediyorum. Kırşehir'de kurmuş oldugu gazeteyi veya kaptığı gazete köşesini menfaatları için kullanan, kendini gazeteci zannedenlerin ve bunlara pirim veren bürokrat ve yöneticilerin arasında, bu mesleğin Kırşehir'de onurunu kurtaran tek kişi olarak sizi kutluyorum. Muzzafer Mermer'i tanıyan biri olarak yazınız beni duygulandırdınız. Kırşehir'in gülen yüzü olarak yazılarınıza devam edin lütfen

» Teşekkürler bekir keskiner - 05.12.2011 17:44:45
Bu güzel yazınız için teşekkürler Şevket Bey.Bir solukta okudum,çok beğendim.Vurguladığınız hususlarda çok haklısınız.Şehrimiz adına olan iyi dilekleriniz, bir bir gerçekleşir inşallah.Saygılarımla

» Diğer Yazıları
Güncel Anket bulunamadı.
DÖVİZ KURLARI
Flash Player Yüklü Değil !
Kırşehir Çiğdem Gazetesi
ARŞİV | KÜNYE | RSS
© Haber ve ilgili materyaller izinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz 2007 - 2012 Tüm hakları saklıdır. 
habersitesial.com,haber sistemi,haber sitesi, haber sitesi al, sitekur,habesitesial, habersistemi,haber sitesi tasarımı,haber sitesi kurmak,haber sitesi template,profesyonel haber sitesi, haber siteleri, habersitesi, haber sitesi kur, haber scripti,haber sitesi yazılımı