Ara
Paylaş : Google Paylaş : Facebook Paylaş : Yahoo Paylaş : Reddit Paylaş : Digg Paylaş : Blinklist Paylaş : Del.icio.us
Mutluluğa giden yol!..
21.11.2011
Şevket Güner
krscigdem@hotmail.com

Kırşehir’in sorunlarını, içine düştüğü çaresizliği yıllardır hep yazıyor ve söylüyorum. Ahilik felsefesinden uzak; eksik tartıp, eksik ölçenlerin arttığı, ihale peşinde koşup tehdit ve şantajla iş yapanların çoğaldığı Kırşehir’de benim her gün Kırşehir’in sorunlarına kafa yormamın anlam taşımadığı bir ortamda ne acı ki Kırşehir’in seçilmiş ve atanmışları da yazdıklarımızı, söylediklerimizi duymuyorlar, duymazdan geliyorlar. İlgilenmiyorlar.
“Yazdıkların doğru değil, yanlış, eksik. Doğrusu şu, biz bu konuda şöyle yapıyoruz, böyle yapıyoruz” demiyor, diyemiyorlar. Herkes gününü gün ediyor, koltuklarını korumanın peşinde. Kimse Kırşehir’in geleceğine kafa yormuyor, kimse görev ve sorumluluğunun bilincinde değil. Ben yazdıklarıma üzülüyorum, başkaları ne düşünüyor, ne yapıyor bilmiyorum.
Anlaşılıyor ki onlar “Bize ne Kırşehir’den?” diyorlar galiba.
Böyle düşünüp, böyle yapmamış olsalardı Kırşehir’in meseleleriyle gereği gibi ilgilenirlerdi. Onun için bugünkü yazımda onlar ilgilenmiyorlarsa, Kırşehir’de yaşayanlar, her gün servetine servet katıp köşesine çekilip susuyorlarsa, pek çok Kırşehirlinin bana söyledikleri gibi “Sen boşuna Kırşehir’e kafa yoruyorsun” diyorlarsa ben de diyorum ki o zaman ben de mi “Bana ne Kırşehir’den?” diyeyim.
Ne acı değil mi?
İşte Kırşehir’in içine düştüğü durum bu özetle.
Öyleyse ben de bugünkü yazımda çok arzu ettiğimiz, mutluluktan ve sevgiden bahsedeyim gitsin.
İnsanlar birbirlerine sevgi ve saygı dolu güzel dilek ve temennilerde bulunur, mutluluklar dilerler.
Sağlık dileğinden sonra sırayı başarı ve mutluluk dileği alır.
Mutluluk, bir duygu yüklülüğü, bir oluşumdan duyulan sevinç, gönenç, yaşanan coşku ve alınan tatdır.
Doğum, nişan, evlenme, göreve başlama, yükselme, askerliğe başlayış ve teskere, okullara başlayış ve mezuniyet, çalışmalarda ve uğraşlarda başarı sağlama, çabaların olumlu sonuçlanmasıyla kazanımlar edinme mutluluk verir.
Kişiye göre değişen mutluluk nedenleri de vardır.
Hayvan sevgisi, doğa sevgisi, yüzmek, spor yapmak, hastalığı yenmek, içkisini yudumlamak, resim yapmak, gezmek, dağa çıkmak, bahçeyi düzenlemek, yazmak gibi.
İçinde mutluluk esintisi olmayan, başkasını mutlu edemez.
Başkasını mutlu etmeyenin mutluluk beklemesi de düş kırıklığından öteye geçemez.
Mutlu eden, mutlu olur.
Mutlu olan da mutlu eder.
Aslında mutluluk iç dünyamızın yansımasıdır.
Bakışlarla, gülümsemelerle, anlamlı sözlerle dışa vurulur.
Ulusal ve dini bayramlar, yerel günler, yıldönümleri, kimi kutlamalar toplumun mutluluğunun, toplum mutluluğunun renkleridir.
Sorunların çözümünde birleşmek, yoklukları, yoksunlukları gidermek, üzüntüleri ve acıları paylaşıp azaltmak, kimi olumsuzlukları unutmak, dayanışmayı güçlendirmek, kırgınlıklara son vermek, barışın ve dostluğun kıvancını duymak, mutlu günlerimizin ve bayramlarımızın gelenekselleşmiş nedenleridir.
Kurtuluş günleri, zaferlerin sevinci, ulusal değerleri dokuyan başarıların vurgulanması, ulusal bayramların birleştirici, güçlendirici atılımlara hız kazandıran özelliğidir.
“Bayramdan bayrama kahraman, Ramazan’dan Ramazan’a Müslüman” görünümü üzücüdür.
Bütün bu sahte görünümleri her gün görüyor ve yaşıyoruz. Onlar kendilerini, insanları kandırıyorlar ama Allah’ı nasıl kazandıracaklar? Onlar hiçbir zaman mutlu olamayacaklar, mutlu yaşayamayacaklar. Zaten de yaşayamıyorlar.
Birbirlerine karşı sevgi, saygı ve güvenle yaklaşmayan kişilerden oluşan toplumlar, uluslar, sürekli çatışma ve kavga ile beslenen sorunlarla yorgun ve yenik düşerler.
Biz Ulusal Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet’le nereden nereye geldiğimizi, neler kazandığımızı çok iyi düşünmeliyiz, kıymetini bilmeliyiz ve bu değerlerimize dört elle sarılmalıyız. Ve kesinlikle de bırakmamalıyız.
Çevremize ve komşu ülkelere bakmamız yeter.
Mustafa Kemal ve arkadaşlarının yalnız kurtuluşumuzu, cumhuriyetimizin kuruluşunu sağlamakla değil, gerçekleştirdikleri devrimlerle bizi, yani büyük Türk Milleti’ni taşıdıkları düzey “mucize” sayılan örnek ve eşsiz bir yükseliştir.
Bir Atatürk çıkmasaydı, O eşsiz insan, Büyük Atatürk olmasaydı, bu başarılar sağlanmasaydı, bugün ne toplu Cuma namazı kılınabilir, ne de Ramazan Bayramı, ne de Kurban Bayramı kutlanabilirdi.
Ne yazık ki ne Mustafa Kemal Atatürk’ün, ne arkadaşlarının, ne de Türkiyemizin değerini yeterince bildiğimizi savunamayız. Son yıllarda yaşananları içimize sindiremiyor, ibretle izliyoruz ve elimizden de bir şey gelmiyor.
Onlar, olaylar ortada. Yazılanlar, konuşulanlar, yapılanlar kimleri gönendiriyor? Kimleri sevindirip mutlu ediyor?
Siyasi kaynaklı, çıkar nedenli tutumlar, karşıtlık ve düşmanlıklar, döneklik ve sapkınlıklar toplumsal barışı olabildiğince sarstı ve sarsıyor, yıktı ve yıkıyor.
Gösteri türü davranışların inandırıcı yanı kalmadı.
Aylar önceydi Başbakan Erdoğan Kaddafi’nin Libya’sı başta olmak üzere Arap ülkelerine gitti. Kırk yıldır, elli yıldır krallıklarla, baskı ve zulümlerle yönetilen, demokrasiyi bilmeyen Arap ülkelerindeki insanlar demokrasi diye, insan hakları diye, daha iyi, daha özgür yaşamak için ayaklandılar ve istemedikleri rejimi yerle bir ettiler.
Bizim ülkemizde ise insanları kul-köle olmaktan kurtaran, Cumhuriyet, demokrasi, insanlık, çağdaşlık, uygarlık diyen Atatürk’ün bu bulunmaz, ele geçmez nimetlerin kıymetini ne yazık ki bilemiyoruz. Ama belirtmeliyim ki bunların kıymetini çok iyi bilmeliyiz.
En büyük mutluluk bağımsız, özgür, sağlıklı yaşamaktır.
Aşk, sevgi ve mutluluk, yurt ve vatan aşkıyla doruğa ulaşır.
Günümüzün hasta eden, karamsarlığa düşüren, mutsuz kılan sorunlarını iyi ilişkilerle, özverili çabalarla, umutları gerçeğe dönüştürme atılımlarıyla, çözümleyip yenebiliriz.
Mutluluğu hak etmek, soyluluk ve erdemlilik olsa gerektir.
Şehitler veren, vermekte olan vatanımızda acıları dindirecek, olumlu gelişmeler özlemiyle mutlu günleri birlikte yaşamak dileğiyle…


 

» Yorumlar Tüm Yorumlar
» dogru söz Ali Cengiz - 26.11.2011 01:11:42
degerli gazetecim gerçekten kırşehirde habercilikde ürkmeden korkmadan yazan tek gazetecisin birileri gibi haberin altına yorumları bile sansürsüz koyan tek gazetecesin birileri gibi kişiye özgü gazetecilik yapmadın yapmayacagınıda bilirim yazınızı okudum çok dogru konulara temas etmişsin teşekür ediyorum size

» Diğer Yazıları
Güncel Anket bulunamadı.
DÖVİZ KURLARI
Flash Player Yüklü Değil !
Kırşehir Çiğdem Gazetesi
ARŞİV | KÜNYE | RSS
© Haber ve ilgili materyaller izinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz 2007 - 2012 Tüm hakları saklıdır. 
habersitesial.com,haber sistemi,haber sitesi, haber sitesi al, sitekur,habesitesial, habersistemi,haber sitesi tasarımı,haber sitesi kurmak,haber sitesi template,profesyonel haber sitesi, haber siteleri, habersitesi, haber sitesi kur, haber scripti,haber sitesi yazılımı