NİHAYET sona doğru yaklaşmaya başladık. Tüm partilerin adayları belli oldu.
Ne olacak? Hangi aday bu yarışı önde bitirecek? Dört sene müddetle ballı kaymaklı vekillik koltuğu kimlere nasip olacak?
Yanıt verilmesi oldukça zor olan sorular bunlar. Çünkü sosyal olaylarda sürpriz bir gelişmeyi ve zamanını tahmin edemezsiniz.
Örneğin Abdullah Öcalan’ın yakalanması, hemen sonra yapılan genel seçimlerde rahmetli Ecevit’e epeyce puan kazandırmıştı. Bir önceki seçimlerde 27 Nisan muhtırası AKP’ye puan artışı olarak yansımıştı.
Bu nedenden bu yazıdaki tahminler, mevcut koşulların böyle devam etmesi halinde geçerli olabilir.
Konumuza geçmeden önce, sizlerin bilgilerini tazelemek için, seçimlerde oyların nasıl hesaplandığını kısaca anımsatalım istedik. Çünkü olasılıklar bu ana hesaplama üzerinden daha anlaşılır hale gelecektir.
Bu hesaplama sistemine D’hondt sistemi adı verilmekte.
Örneğin seçimlere üç parti katılsın. A, B, C partileri. A partisi 60.000, B partisi 25.000, C partisi ise 14.000 oy alsın. Buna göre en yüksek oy alan A partisi hanesine 1 milletvekilliği yazılır. 60.000 ikiye bölünür 30.000 en yüksek olduğu için A partisine 2. milletvekilliği yazılır. 3. milletvekilliği için 60.000 üçe bölünür çıkan sayı 20.000’dir. B partisinin 25.000 oyu 20.000’den büyük olduğu için B partisine bir milletvekilliği verilir. Bu sefer B partisinin oyu 25.000 ikiye bölünür. Bu işlemler sonucu A partisinin 20.000, B partisinin 12.500, C partisinin ise 14.000 oyu vardır. Bu aşamada en yüksek A partisi olduğu için bir milletvekilliği daha verilir ve ilk oyu olan 60.000 bu sefer dörde bölünür. 15.000 olan sonuçta bu aşamada hala A partisi en yüksek oy oranında olduğu için bir milletvekilliği daha alır. Sonra A partisinin ilk oyu 60.000 beşe bölünür 12.000 sonucu çıkar beşinci işlem sonucu A partisi 12.000, B partisi 12.500, C partisi ise 14.000’dedir. C partisinin oyu en yüksek olduğu için C partisine bir milletvekilliği yazılır ve 14.000 rakamı ikiye bölünür. Son sıralama A Partisi 12.000, B partisi 12.500, C partisi ise 7.000’dir. Bu tabloya göre B partisi en yüksek olduğu için bir milletvekilliği daha çıkarır. Sonuçta A partisi 4, B partisi 2, C partisi ise 1 milletvekilliği çıkarmıştır.
Bilgilerimizi kısaca tazeledikten sonra 2009 yılı il genelinde oyların bugün de aynen dağılması halinde ne olabileceğine bir bakalım.
2009 yerel yönetim seçimlerinde il genelinde CHP 32.105, MHP ise 31.122 oy almıştı. AKP’nin aldığı oy ise 48.513 olmuştu.
Bu durumda AKP bir milletvekilliği çıkarmakta.İkiye bölünen ilk oy sonucu 24.076 sonucu çıkar. CHP’nin oyu bu ikinci tabloda daha yüksek olduğu için 2009 yerel seçim sonuçlarına göre AKP bir milletvekili CHP ise bir milletvekili çıkarabilecekti. MHP ise 983 oy farkı ile bir milletvekilliğini kazanamamış olacaktı.
Referandum sonuçları üzerine bir yorum yapacak olursak:
12 Eylül 2010 referandum sonuçlarında “evet” oyları sayısı 75.452, “hayır” oyları ise 51.361’di.
Bir önceki seçimde MHP ve CHP oylarının yaklaşık birbirine eşit olması dolayısı ile ve “hayır” oylarının sahiplerinin de bu iki parti olması nedeniyle bu partilerin oyları yaklaşık 25.000 dolayında olabilecektir. AKP’nin oyu ikiye bölündüğünde çıkan sayı 37.726 sayısı diğer iki partinin sayısından büyük olduğu için referandum sonuçlarını yansıtıldığında, MHP ve CHP’nin birbirine eşit oy alması olasılığında, AKP iki milletvekilliğini de çıkarabilmektedir.
Gelelim Haziran 2011 seçimlerindeki olasılıklara.
İsterseniz bir diğer yazımızda devam edelim.