![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Âşıklar Şehri Kırşehir denildiğinde gülen yüzünüz, Sevgililer Şehri Kırşehir denildiğinde buruşmamıştır, umarım. Âşıkların türkülerine konu olan sevgililerin de şehridir, Kırşehir.
Yarin yaylasına seyrana vardım
Bozulmuş bahçesi düzen kalmamış
Zümrüt ovaları matemli gördüm
Salınıp içinde gezen kalmamış (Âşık Sait…)
Kırşehir, âşıkları gibi sevgilileri ile de anılması gereken bir şehir, neden olmasın ki…
Bu şehrin duvarlarında da, sevgi yazıları vardı. “Ali Yasemin’i seviyoooo” diye bir yazı ile karşılaşmak yadırganmazdı sanırım. Bu şehirde de, kayaların üzerine parti amblemleri kazınmadan önceleri, sevgili isimleri kazınmaktaydı. Ağaç gövdelerine çizilmiş kalpler kimseyi rahatsız etmemişti yıllarca… Daha utangaç sevgililer Kılıçözü’nün kumlarına, Kızılırmak kumsallarına yazmışlardı sevdiklerinin isimlerini yıllar yılı. Karışan görüşen olmamıştır herhalde….
Bu şehirde de, sevgililer, sevdiklerinin ismini işledikleri mendilleri vermiş olmalılar. Ucu yanık mektup gönderen sevgililer olmadığını da kimse iddia edemez haliyle. Çeşme başlarında sevgili beklemeyen delikanlı görülmemiştir, zamanında.
Kırşehir bağlarının, bahçelerinin dili olsaydı da, asıl sevgi öykülerini onlardan dinleseydik. Kılıçözü’nün berrak suları kaç sevgiye tanıklık etmiştir, kimbilir? Ama asla ve asla Kırşehir sevgisiz ve sevgilisiz bir şehir değildir, olmamıştır.
Ancak, son gelişmelere ve yaşananlara bakınca, sevginin yaşandığını hissetmeniz eskisi kadar mümkün olamayabilecektir.
Sevgi sözcüklerini yazacak sahipsiz duvarları şehir içinde bulmak pek olası değil. Aslında bu da marifet değil bu devirde. Sosyal paylaşım sitelerinde, ilan-ı aşk etmek, aşkını aleme duyurmak daha bir moda bugünlerde. Kimsenin duvardaki yazıyı görecek hali de yok üstelik.
Üzerine kalp kazıyacak ağaç bedeni bırakılmadı. Kaldırım çalışması yapıyoruz diye bizlerle yaşıt ağaçlar yok edildi. Katliam gibi bir şey.
Mendil modası geçti. Üstelik nakış işlemek de neymiş?
Mektup diye bir kavram kalmadı ki, ucu yakılsın…
Bir kısa mesaj modasıdır gidiyor.
Sevgi sanallaştı.
Sanallık sevgiyi boğazladı.
Çeşme başlarında sevgili beklemek yerini alışveriş merkezlerinde dolaşmaya bıraktı. Buralar yazın serin, kışın sıcak, hem de her zaman hareketli ve bereketli.
Ah bir de güvenlik kameraları olmasa… Ama “özel hayatın gizliliği” diye bir kavram, uygulamada ve günlük yaşantıda yok artık.
Özel hayatın gizliliği dedim de; bu konuda durum vahim ötesi. Tüm telefon görüşmeleri, mesajlaşmalar, sanal alem muhabbetlerinin kayıt edilmediği kuşkusu yok kimsede. Çoğu insan yirmidört saat izlendiğinden emin… Bu durumun yadırganmaması da ayrı bir garabet. O dereceki; hayatımızın “sır”larının tüm sırdaşlarla(!) paylaşıldığından şüphe eden kimse yok.
Ancak, artık sevdiğine türkü yakan da pek yok.
Seyrettim dünyanın her köşesine
Düştüm bir güzelin endişesine
Aşk zehiri koydum kalb şişesine
Sevda çeken gönül hür olmaz oğlum (Âşık Seyfullah…)
Aşağıdaki dizeler de, benden sevgili okurlarıma, sevdiklerime…
Sen okumazsan
Şiirlerim yetim,
Anlamazsan yazdıklarım…
Sen dinlemezsen
Sözlerim yetim,
Hatta çığlıklarım…
Sen sevmezsen
Hislerim yetim,
Yetim duygularım…
Sen bakmazsan
Gözlerim yetim,
Göz kapaklarım…
Sen anlamazsan
Düşüncelerim yetim,
Fikirlerim, duygularım…
Sen gülmezsen
Boşuna kahkahalarım,
Gülücüklerim yetim…
Sen olmazsan
Ben öksüz,
Ben yetim…
Yüreğinizin sevgiyle zincirlenmiş olması dileğiyle Sevgililer Gününüzü, bu vesileyle de sevgiyle yoğrulmuş insanların Mevlid Kandilini kutluyorum.
Kırşehir'in tarihi, kültürel ve doğal güzellikleri, 10-13 Şubat 2011 tarihleri arasında İstanbul TÜYAP Beylikdüzü Fuar ve Kongre Merkezi'nde düzenlenecek olan Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı'nda (EMITT) tanıtılacak.
| » Yorumlar | Tüm Yorumlar |
| » Diğer Yazıları |