Yaşı 91 olmasına rağmen, benim de uzun yıllardır görüştüğüm, konuştuğum, pek çok kere birlikte olduğum Hacı Mehmet Gülten ağabeyimiz geçenlerde beni yanına çağırarak "Gazetecim. Cevat Cem iki de bir geliyor, beni öbür tarafa çağırıyor. Ben artık öyle anlaşılıyor ki yolcuyum. Mustafa Erdem senin de ahbabındı. Selam göndermek istersen götüreyim" demişti.
Biz de Hacı abinin bu özel isteğini yine bu sütunlarda yayınlamıştık.
Hacı abi, yaklaşık 1.5 ay önce özel bir meseleden dolayı rahatsızlandığı için son günlerde sık sık hastaneye yatıyor.
Eski Belediye Başkanı Hakkı Göçen'in damadı Dr. Ramazan Keskiner'in gayret ve çabalarıyla hastanede 10 gündür tedavi gören Hacı Mehmet Gülten'i biz de hastanede ziyaret ettik, kendisine acil şifalar diledik.
Hastanede beni karşısında görünce çok memnun olan Hacı abi, "Guzum. Hastanede canım sıkılıyor. Getirmedin mi Kırşehir Çiğdem'i?" diye sordu.
Ben de "Getirmez miyim Hacı abi" diyerek gazeteyi kendisine verdim.
Hasta yatağında Kırşehir Çiğdem'i uzun uzun okuyan Hacı abi, biraz da morali bozuk şekilde "Guzum. Bir zamanlar neydik, bugün ne olduk? Hastanede perhiz yaptırıyorlar, bana haşlanmış patates yediriyorlar. Ben de yiyemiyorum. Bir buçuk aydır çarşıda satılan somundan bir dilim yiyemedim. Hayırlı evladın var mı en iyisi sensin. Şimdi anladım ki dünya boş, her şey yalanmış. Hani sen bilirsin benim dilimden düşürmediğim şu meşhur şarkımı;
"Ne sevincin ömrü varmış/Ne gün gören çok yaşarmış/Meğer hayat bir masalmış/zevki sefa yalan imiş/Kaçan fırsat elde kuşmuş/Her şey fani hayat boşmuş/Mecnun Kerem boşa coşmuş/Aşk ve vefa yalan imiş/ Hani Karun malı nitmiş/ Hani Lokman canı nitmiş/ Hani Cengiz şanı nitmiş/ Yalan dünya yalan imiş"
Hacı Mehmet Gülten ağabeyimize bir kere daha geçmiş olsun diyor, yeniden sağlığına kavuşmasını diliyoruz.
S.G.