-Hacı daha bekliyor musun bu boş ve yalan dünyayı, gelmiyor musun bu tarafa?
-Gelece’m artık Cevat. Sen bana sizin o taraftaki sitede şoför mahallinde bir yer ayırttır. Komşu olarak da sen ol, Ali Rıza Mutlu olsun, Rahmi Bey’in oğlu Kara Mustafa’m Mustafa Erdem de mutlaka olsun. Ben orada siz olmazsanız kiminle konuşacağım?
İşte yukarıda anılarda kalan bu fotoğraftaki kişilerden sol baştaki Cevat Cem, geçtiğimiz yıllarda vefat etmişti.
Diğeri sağ baştaki bugün 91 yaşında olan Hacı Mehmet Gülten ağabeyimiz halen hayatta. Fakat bugünlerde kendini pek iyi hissetmiyor.
Bir kaç gün önce kendisiyle görüştük. Eski neşesinden, sohbetinden eser yoktu.
-Gazetecim. Ben artık hazır kıta askerim. Terhisime az kaldı. Beni öbür taraftan çağırıyorlar. Mustafa Erdem senin de ahbabındı. Gidersem selâmını götüreyim mi?
-Götür Hacı Ağa. Başta Mustafa Erdem olmak üzere, tanıyan bütün dostlara selâmlarımı ilet. Sen de iyi biliyorsun, Kırşehir artık onların gönlündeki, gözündeki Kırşehir değil. Sakın geri dönmesinler. Kendi memleketlerinde yabancı kalırlar.
-Ya Guzum. İşte beni de en çok üzen, etkileyen bu oluyor. Kendi memleketim Kırşehir’de Bosna-Hersek macirine döndüm. Bizim Cevat iki de bir geliyor beni çağırıyor. ‘Daha gelmiyor musun’ diyor. Ben de ona diyorum ki, ‘Cevat! Acele etme guzum. Daha yapılacak bir kaç âcil işim var. Ondan sonra elim boş. İstediğin zaman geleceğim artık.
-Ne diyeyim Hacı Ağa. Allah yardımcın olsun. Öbür tarafa gidersen yine seni böyle bir yazarım.
-Yaz guzum yaz. Senelerdir yazarsın. Yazmadık neyim kaldı ki!.. Saçımla, kaşımla uğraşırdın, yazar dururdun. Bakalım ben gidince kimi yazacaksın!..