YUKARIDA fotoğrafı görülen Aşık Boyacı Kırşehirimizin tanınmış simalarındandır.
Aşık Boyacı kendini şöyle tanıtırdı: “Ben Kırşehirli Sülükçüler ailesinden merhum Esat Çavuş’un oğlu Hacı Hüseyin Canıtez’im. Nam-ı diğerim Aşık Boyacı’yım. Dinekbağı’nda oturur, yağlı boya, badana işleri yapar, levha ve tabelâ yazar. Geçimimi sağlarım. Bir oğlum vardı Salih Canıtez. Onu genç yaşta Devlet Hastanesi’nin üstündeki Ankara-Kayseri Karayolu’nda Köyhizmetleri’ne geçerken motosikletiyle kaza geçirdi ve kaybettim. Yıllardır tek başına yaşıyorum. Sabah Dinekbağı’ndan çarşıya gelir, ‘Kırşehir Çiğdem’ Gazetesi’ne gider akşama kadar şiir yazarım. Bir paket Gelincik sigarası eşliğinde yirmi bardak çay içerim. Tekrar akşam eve dönerken filemin gözünde Kemal Ilıcak’ın sahibi olduğu Tercüman Gazetesi ile iki ekmeğim olur. Allah’ıma şükreder, dua ederim. Bundan daha iyi güzellik olur mu? ”
1977-1982 yılları arasında kaleme aldığı yüzlerce şiiri gazetemiz “Kırşehir Çiğdem”de yazdı ve yayınlandı. Şiirlerinden millî ve manevî konulara değer veren Aşık Boyacı, bakın bir şiirinde kendini nasıl tarif ediyor:
Kimlik kartımın baş tarafında / İri iri harflerle koca Türk yazar / Fotoğrafı görürsün üst kenarında / Kırışmış alnımda koca Türk yazar
Bir şiirinde de şöyle der:
Dokuz yaşındaydım Cumhuriyet’te / Tam on sekiz yıllık askerdi babam / Balkan harplerinde seferberlikte / Bizler öksüz idik dul idi anam.
Bu değerli insan Aşık Boyacı’nın kabri bugün Aşıkpaşa Mezarlığı’nda toprağa verilirken, kefenine çok sevdiği uğrunda binlerce şiir yazdığı büyük bir Türk bayrağı sarıldı ve öyle defnedildi.
Kendisini bir kez daha rahmetle anıyoruz, ruhu şad olsun!..