Cumhuriyet’in kuruluşunun ardından, Ziya Baktıroğlu’nun Belediye Başkanı olduğu 1927 yılında temeli atılan Kırşehir’in tarihi Kale Ortaokulu pek çok Kırşehirlinin anılarında yer edinmiştir.
Kırşehir’in yetiştirdiği değerli insan, büyük Türk milliyetçisi Osman Bölükbaşı, Prof. Dr. Erol Güngör, Prof. Dr. İlhan Kılıçözlü, Büyük Mütefekkir Lütfi İkiz, Şükrü Afşin, Sırrı Davutoğlu gibi değerli insanı Kırşehir’e ve Türkiye’ye kazandırmış Kale Orta Okulu’nun temeli de 1927 yılında atılmıştı.
Anılarda kalan yukarıdaki fotoğraf da o yıllara ait ve Kale Ortaokulu’nun temel atma töreni sırasında çekilmiş.
1928 yılında yapımı tamamlanan Kale Ortaokulu’na 65 basamaklı bir merdivenini çıkmayan Kırşehirli yoktur sanırım. Daha sonra okul binası yeterli gelmediği için yanına yeni barakalar yapılmıştı. Hatta özel günlerde, bayramlarda, ramazanlarda top atışı da burada yapılırdı.
Yaklaşık 70 yıl Kırşehir eğitim ve öğretimine hizmet veren Kale Ortaokulu’nun zamanla ismi de Kızılırmak Anadolu Lisesi olarak değiştirildi, bina boşaltıldı, okul Kayabaşı’na taşındı ve sonunda tarihi “Kale Mektebi” de tarih oldu.
AKP iktidarının Kale’deki bu tarihi okulu ve yanında yine Selçuklulardan kalma tarihi Alaattin Camii’ni yıkma kararı olması sonucu yakın bir gelecekte Kale de, üzerindeki okul gibi tarihe karışacak.
Kırşehirliler olarak hiçbir zaman tarihimize sahip çıkamadık. Eski Hükümet Caddesi’ndeki tarihi hükümet konağını yıkıp yerine Kız Meslek Lisesi yaptılar. Eski tarihi Halkevi ve Erkek Sanat Okulu’nu yıktılar yerine Öğretmenevi yaptılar. Kırşehir Açık Cezaevini yıktılar yerine Adliye Sarayı yapıyorlar. Köyhizmetleri binasını ve lojmanlarını yıktılar yerine hastane yapıyorlar…
Yani sizin anlayacağınız Kırşehirliler lütfen bir düşünün. Tarihimizi birer birer yıkanlar, yıktıranlar karşısında neden sessiz duruyorsunuz?
Anılarda kalan yukarıdaki Kale Ortaokulu temel atma töreni fotoğrafını yıllardır gazetemizin fotoğraf arşivinde saklıyorum.
Bugün Kalemizin her tarafı yıkıldı, yıkılıyor, kazı yapıyorlar.
Yani değerlerimiz bir bir hoyratça yok ediliyor.
Bir zamanlar hatırlarsanız hala da anlatırlar; Abdallar’dan Kabadayı oğlunun sırtına boz davulu vurmuş, sonra da ona şöyle demiş: “Ya bu mesleği öğrenirsin, ya da seni Kale Mektebi’ne gönderir, Danyal’ın oğlu Sedat gibi öğretmen yapar, sürüm sürüm süründürürüm!”
İşte sevgili okurlarım anılarda kalan 72 yıl önceki bir fotoğrafın bize hatırlattıkları…