Kırşehir Sağlık İl Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı, Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Beslenme ve Fiziksel Aktiviteler Daire Başkanlığı tarafından "Türkiye Aşırı Tuz Tüketiminin Azaltılması Programı (2011-2015)" kapsamında belirlenen "1-7 Şubat Tuza Dikkat Haftası" dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenledi.
Aşırı tuz tüketiminin azaltılması ve bu konuda bir toplum bilincinin oluşturulması amacıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında Halk Eğitim Merkezi kursu ile Kur'an kurslarında eğitim verildi.
Eğitimde, "Beslenmemizdeki Tuz Kaynakları", "Besinlerin İşlenerek Saklanmasında Tuzun Rolü" ve "Tuz Tüketimini Azaltmanın Yolları" hakkında bilgilendirme yapılarak, broşür dağıtıldı.
Besinlerin işlenerek saklanmasında tuz ve sodyumun rolü ile tuz tüketiminin azaltmanın yollarına ilişkin bilgilerin aktarıldığı eğitimlerde, "Ülkemizde yapılan SALTurk Çalışması'nda günlük tuz tüketim miktarının 18 g/gün olduğu saptanmıştır. Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinde % 70-80 tuz tüketimi işlenmiş gıdalar, restoran-lar ve hazır yemek servislerinden sağlanmaktadır. % 20'si evde yemek hazırlarken ve sofrada kullanılan tuzdur. Ülkemizde ise ekmek, geleneksel ürünler (turşu, salamura, konserve vb), peynir ve diğer işlenmiş ürünler ile yemek hazırlarken ve masada ilave edilen tuzun aşırı yükü oluşturduğu düşünülmektedir. Sonuç olarak ülke-mizde tuz tüketimi önerilen değerlerin üç katı kadardır. Fazla tuz tüketimi yüksek kan basıncı artışına neden olmaktadır. Yüksek kan basıncı ise ülkemizde ölümlerin ve hastalık yükünün en önemli nedeni olan kalp hastalıklarının önde gelen risk faktörüdür. Ayrıca mide kanseri, osteoporoz, böbrek hastalıkları ile yakından ilişkilidir" şeklinde bilgilendirme yapıldı.
Halk sağlığının korunması ve hastalıkların oluşumunun önlenmesinde multidisipliner bir yaklaşım ile toplumumuzda tuz tüketiminin kademeli olarak önerilen seviyelere düşürülmesi için tuz tüketiminin azaltılması için yapılan eğitimlerde, slayt sunumu eşliğinde şu bilgiler aktarıldı:
"SODYUM KAYNAKLARI
"Sofra tuzu, kabartma tozu ve yemek sodası sodyumun en iyi kaynaklarıdır. Tuzun 1 gramında 400 mg sodyum bulunur.
"Tüketilen sodyumun büyük bir kısmı mutfak masasında yemeklere eklenen tuzdan değil, işlem görmüş besinlerden gelir. İşlenmiş besinler sodyum alımının % 75'ini oluşturur.
"Salamura besinler de (zeytin, turşu, peynir gibi) sodyum alımına önemli oranda katkıda bulunur.
"Sodyum doğal olarak işlem görmemiş besinlerde de bulunmaktadır.
“Tuzlu besinleri tercih etmek sonradan kazanılan bir özelliktir.
"BESİNLERİN İŞLENEREK
SAKLANMASINDA TUZ VE
SODYUMUN ROLÜ
"Tuzun, besinlere lezzet verme dışında besin saklamada da önemli rolü vardır. Şekerden sonra en önemli saklama aracı tuzdur.
"Tuzlama veya tuzlama ile kurutma, balık ve bazı sebzelerin saklanmasında kullanılmaktadır.
"Tuz antiseptiktir. Her ne kadar bütün bakterileri yok etmese de, nem miktarını önemli ölçüde düşürerek bozulmayı yapan bakterileri denetim altında tutar.
"Tuz, suyun ozmotik çekilmesiyle kurutucu olarak etki eder. Tuzlanmış ve kurutulmuş et ve balıklarda, bakteri ve enzim etkisi durdurulur. Süt, peynir haline geldikten sonra % 16'lık tuzlu salamura ile saklanır.
“Yeşilbiber, yeşil fasulye, yeşil domates, salatalık, lahana, karnabahar gibi sebzeler, genellikle % 15'lik tuzlu salamura içerisinde saklanır. Bu yoğunluktaki tuz çözeltisinde çok az mayalanma olur, fakat korunma sağlanır. Bu şekilde hazırlanmış yiyecek 'turşu' diye tanımlanır.
"Günümüzde birçok kürlenmiş besinde, koruyucu olarak tuz veya sodyum içeren bileşikler (sodyum nitrat gibi) kullanılmaktadır. Örneğin; sucuk ve konserve et kürlenmiş besinlerdir. Birçok be-sinde doku yapısına tuzun etkisi vardır. Örneğin; tuzlu mayalı ek-meklerde daha iyi bir yapı oluşur-ken, tuzsuz yapılanlar daha sert olurlar.
"TUZ TÜKETİMİNİ AZALTMANIN YOLLARI
"Daima taze ve tuz eklenme-miş besinleri tercih ediniz. Eğer hipertansiyon gibi sağlık proble-miniz varsa, mutlaka satın aldığınız hazır ürünlerin etiket-lerini okuyunuz. Tuzsuz ya da tuzu azaltılmış besinleri tercih ediniz. Sofrada tuzluk kullan-mamakla tuz alımı % 15 azaltılabilir.
"Yemeklerin tadına bakma-dan tuz kullanma alışkanlı-ğından vazgeçiniz. Baharat ve maydanoz, nane, kekik, dereotu, rezene, fesleğen gibi aroma sağlayıcıları tuz yerine tercih ediniz.
"Turşu, ketçap, hardal, zeytin, soya sosu, salata sosları vb. yiyeceklerin tuz içeriği yüksektir. Bu besinlerden uzak durunuz ya da çok nadir tüketiniz.
"Taze sebze ve meyve tüketimini arttırınız. Maden suları kaynağına göre farklı miktarlarda çözünmüş halde yapısında sodyum, kalsiyum, magnezyum, demir ve alüminyum olmak üzere çok sayıda mineral ve doğal gaz içermektedir. Bu nedenle satın aldığınız maden sularının sodyum içeriğini etiketinden kontrol ediniz.”