Ülkemizde son yıllarda ne olduysa oldu, geçtiğimiz yıllarda hatırlarsanız bir kuş gribi lafıyla kümeslerdeki binlerce tavuk, horoz, hindi, kaz, ördeği telef edildi.
Bunu bizzat devlet görevlileri televizyonlarda göstere göstere yaptılar.
Yani eskiden bizim tavuklara kıran girerdi, o zaman da devlet eliyle toptan kıran etmişlerdi.
Bunlar devam edince, sıra yumurtayı yok etmeye gelmişti.
Ne olmuşsa olmuş devlet görevlileri “yumurtayı yemeyin!” diyerek halkı pastorize yumurta yemeğe davet etmişlerdi!
Tabi bu sayede birileri de köşeyi dönmüş, olan bizim gariban tavuklara ve tavukçulara olmuştu.
Bir yerlerden yönlendirildiği bilinen bu uygulamalardan sonra geçenlerde hükümet okul kantilerinde asitli içecekleri yasakladı ya, hemen devreye girdi aynı güçler…
Okul kantinleri başta olmak üzere “Sütte kansorejen maddesi var!” deyi verdi, Tarım ve Hayvancılık Bakanı…
Sonra aynı bakan bu kez sütçülerden gelen tepkiler üzerine sözlerini düzeltmeye, toparlamaya çalıştı da biraz rahatladı millet…
Siz bütün bunlardan ne anlıyorsunuz?
Bu milletin çocukları taa dünyaya gözlerini açtığı günden itibaren ABD’nin asitli içeceklerini mi içsinler? Onların da mı beyinleri yıkanıp ileride birer madde bağımlısı olsunlar?
Hükümet çok yerinde bir kararla “çocuklarınıza süt içirin, asitli içeceklerden uzak tutun” dedi ya, asitli içecekçiler hemen devreye girdiler, bizim anamızın ak sütü gibi helal ve temiz olan sütümüze de kara çalmaya çalıştılar.
Ben buradan herkese sesleniyorum çocuklarınıza süt içirin. ŞG