19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'nın Ankara dışında statlarda kutlanılmasının iptaline tepkiler sürerken, bir tepki de Türk Ocakları Kırşehir Şubesi Başkanı Öğretim Görevlisi Dr. Mustafa Kılınç’dan geldi.
19 Mayıs kutlamalarının Ankara dışındaki yerlerde sadece okullarda kutlanmasıyla ilgili olarak alınan karara tepki gösteren Dr. Mustafa Kılınç, yaptığı açıklamada, “Milli Eğitim’in çözüm bekleyen yığınla sorunu ortada dururken, çok acil bir meseleymiş gibi bu konunun öncelikle ele alınması doğru bir tercih değildir” dedi.
Yazılı basın açıklamasında Milli Eğitim Bakanlığı'nın 19 Mayıs törenlerine ilişkin genelgesinin oluşturduğu tepkiler üzerine yapılan açıklamalarda, amacın bu bayramın kutlanmasının engellenmesi olmadığının ifade edildiğini anımsatarak, “Ancak bu sözlerin kamuoyunda oluşan kuşku ve tedirginliği giderdiği söylenemez. Çünkü genelge muğlâktır, ne yapılmak istendiği açıkça belirtilmemiştir” diyen Türk Ocakları Kırşehir Şubesi Başkanı Öğretim Görevlisi Dr. Mustafa Kılınç sözlerine şöyle devam etti:
“Genelgeyi savunma görevini coşkuyla üstlenen ve düşünce yapıları, zihniyetleri bilinen kesimlerin öteden beri milli bayramların kutlanmasından rahatsızlık duydukları, bunları faşizan ve militarist gösteriler olarak nitelendirdikleri, kaldırılmasını istedikleri biliniyor.
“Bu görüş sahiplerinin esas amacı toplumun özellikle gençliğin milli tarihimizle ilgilerini olabildiğince azaltmak, milli kahramanlarımıza duyulan sevgi ve saygıyı gönüllerinden silmek, milli zaferlerimizi önemsiz göstermek suretiyle zihinlerde kendi fikir ve ideolojilerini ikame edecekleri bir alan açmaktır.
“Milli Eğitim’in meseleleri Türkiye'nin en hayati ve öncelikli konularından biridir. Anaokullarından üniversitelere kadar eğitim sistemi tıkalı durumdadır. Öğretmenlerin maddi şartları son derece yetersizdir. Mesleğin geleneksel saygınlığını, onurunu sürdürecek ortam bulunmadığından öğretmenlik kerhen yapılan bir meslek konumuna gelmiştir. Öğrencilere iyi eğitim verilemediğinden en büyük imkanımız ve geleceğimizin güvencesi olan genç nesilleri kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyayız.
“Bu iç karartıcı tablonun varlığı ortada iken bayramların kutlanma şeklinin tartışmaya açılmak suretiyle maarifin hangi meselesine çözüm getirilmiş olacak? Milli bayramlarımızın tarihi, kültürel ve sosyal anlamlarına uygun şekilde işlevlerini yerine getirebilmeleri amacıyla şekil yönünden bazı düzenlemelerin yapılması gerekebilir. Ancak bu yapılırken konunun esas amacından saptırılmaması şarttır. Bu konu devletin kuruluş felsefesini, temel esaslarını, milli yapısını değiştirmeye yönelik bir vesile olarak kullanılmamalıdır.”