GEÇENLERDE bir vatandaş Kırşehir'in tanınmış bir eczanesine girmiş ve sormuş:
“Tavuk var mı?”
Eczacı şaşırmış:
“Ne tavuğu hemşerim? Burası eczane görmüyor musun?” diye adama çıkışmış.
Vatandaş “Yoksa yok. Niye kızıyorsun?” diyerek söylene söylene dışarı çıkmış.
Ertesi gün, aynı adam yine gelmiş.
“Tavuk geldi mi?”
Eczacı “Hemşerim sen hasta mısın? Burası eczane, burada tavuk değil, ilâç satılır” diye karşılık vermiş.
Adam “Anladık tavuk yok, niye kızıyorsun?” diyerek yine dükkândan dışarı çıkmış.
Ertesi gün yine damlamış.
“Hemşerim tavuk geldi mi?”
Eczacı, vatandaşın üç gündür tavuk sorması üzerine kafayı yediğini anlamış. “Lan git şurdan. Bir daha gelme. Kaç kere söyledim. Burası eczane, bizde tavuk olmaz…”
“İyi abi” demiş adam “Kızma, yoksa yok. O zaman sen de cama 'tavuk yok' diye yaz. Beni boşuna yorma…”
Eczacı sinirlenmiş, adamdan kurtulmak için hemen cama “Tavuk yok, kalmadı” diye yazı asmış.
Adam bir gün sonra yine gelmiş.
“Tavuk kalmadı anladık da, usta tazesi ne zaman gelecek?” diye sormuş.
Eczacı adamın üstüne yürümüş.
“Ulan sen beni de kendine mi çevirmek istiyorsun, defol git şuradan” diye adamı kovmuş.
Adam dışarıda hala söyleniyormuş. “Ne kızıyorsun abi. Eczacıysan eczacısın. Ben sana tavuğun ne zaman geleceğini soruyorum. Sen de cama yaz o zaman. 'tavuk gelmeyecek' diye. Biz de her gün gelip sormayalım…”
Eczacı bakmış ki olmayacak. Tutmuş adama 50 lira vermiş: “Git bak. Tavuk karşıda markette satılıyor. Benim selâmımı söyle. Tavuğu al, bir daha da gelme” demiş.
Adam marketin yolunu tutmuş. “Karşıdan eczacı bir tavuk istiyor. Kendisi de kapıda bekliyor. İnanmıyorsan bir el salla” demiş. Marketçi kapıya çıkıp, eczacıya el sallamış. Eczacı karşılık vermiş ve içeri girmiş.
Bu arada tavuğu alan adam da kayıplara karışmış, parasını eczaya yüklemiş.
Şimdi Kırşehir'de olayı duyanlar eczanenin kapısını açıp soruyorlarmış.
“Eczacım tavuk var mı?..”