![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
AK PARTİ Kırşehir Milletvekili ve Genel Başkan Danışmanı Abdullah Çalışkan CHP’nin “AB sürecini Takip Komisyonu” kurulması teklifine karşı AK Parti grubu adına cevap verdi.
CHP’nin AB çalışmalarını takip ve koordine edecek bir komisyon kurulması teklifine cevap AK PARTİ gurubu adına ÇALIŞKAN’dan geldi. TBMM genel kuruluna hitap eden ÇALIŞKAN konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “ Türkiye 1959 yılında AB’ne üyelik başvurusu yapmıştır. Ülkemizin AB üyelik süreci inişli ve çıkışlı uzunca bir süredir devam etmektedir. Süreç 2002 yılında AK PARTİ’nin iktidara gelmesi ile birlikte hızlanmış ve 43 yılda yapılamayan çalışmalardan daha fazlası iki yıl gibi kısa bir sürede yapılarak hepimizin de bildiği gibi Türkiye 2005 yılında aday ülke olma düzeyine ulaşmış ve ülkemizle müzakere süreci başlamıştır. Bütün partilerimiz AB konusunda hem fikirdir. AB konusu hep birlikte konuşulması ve tartışılması gereken bir konudur. Eksiklerimiz ve neler yapılabileceği konusu herkesin katkı sunması gereken bir konudur. Bu konu ancak hep birlikte ve aynı yöne bakılarak çözülebilecek ve herkesin katkısına ihtiyaç duyulan bir konudur. Biz bu konuya ne kadar önem verdiğimizi her ortam ve her platformda dile getirdik. Ortaya güçlü ve kararlı bir irade koyduk. İktidara gelişimizin ikinci yılında ülkemizi üyelik müzakeresi yapan aday ülke konumuna kavuşturduk. Biz her yerde AB sürecinin çok önemli bir süreç olduğunu dile getirdik. Sürecin nasıl sonuçlanacağını bilmemiz mümkün değil. Biz sürecin devamını sağlayarak ülkemizin çağdaş normlar düzeyine ulaşmasını hedefliyoruz. Kendimizi geliştirmeyi ve müktesebatımızı AB düzeyine ulaştırmayı hesap ediyoruz. Bunu gerçekleştirdiğimiz zaman AB bizim hakkımızda nasıl bir karar alır veya biz katılım konusunda nasıl bir karar alırız, onu zaman gösterecek. O zaman AB üyesi ülkelerde hangi liderler başta olur bunu şimdiden ön görmemiz mümkün değil. Fakat biz kendi irademizle kurumsal yapılarımızı ve hukuksal düzenlemelerimizi AB düzeyine ulaştırmayı başarabilmeliyiz. Biz, her zaman AB projesini Cumhuriyet tarihimizin en önemli projesi olarak gördük. Bunu uygulamalarımıza da yansıttık. Bu konuda süreci devam ettirecek bir baş müzakereci atadık şimdi ise yeni düzenlemelerle Avrupa birliği bakanlığı kurarak bu sürece ne kadar önem verdiğimizi ortaya koyduk. Kurulan bakanlığa 180 yeni uzman personel alarak konuya ne kadar ciddi yaklaştığımızı ortaya koyduk. Müzakere süreci, fasıllar, tarama süreçlerinin etkin bir şekilde yürütülmesi için ne gerekiyorsa onu yapmaya çalıştık. Burada geri adım atmak olarak algılanabilecek, süreci yavaşlatacak veya olumsuz konuşmalara sebep olacak tutum ve davranışlardan kaçındık. Ama ortada hepimiz açısından istenmeyen bir durum olduğu da bir gerçek. 33 teknik fasıldan 13 fasıl açılmış durumda ve 17 fasılda da maalesef bir takım nedenler öne sürülerek ( Kıbrıs veya Birtakım AB üyesi ülkenin iç politik nedenleri dolayısı ile) tıkanmış durumdadır. Şu an Hırvatistan’dan geri olduğumuz bir gerçek fakat bu durum bizden kaynaklanmamaktadır. Bu konu hükümetin bir başarısızlığı değildir. Hükümetimiz 43 yılda konulan iradeden daha güçlü bir irade ortaya koymuştur. Fakat bize diğer ülkelere davranıldığı gibi davranılmamış objektif bir değerlendirme yapılmamıştır. Bize adil davranılmadığı gibi süreç sürekli zorlaştırılmıştır. Biz, ülke olarak bunu hak etmiyoruz. Diğer ülkelere davranıldığı gibi bize de adil davranılmasını istiyoruz. Biz, ülke olarak AB standartlarını mutlaka yakalayacağız evet şu an ilerleme halindeyiz fakat koşabiliriz. Bu parlamento AB uyum sürecinde önemli çalışmalara imza attı. Önemli kanunlar çıkardı. Örneğin Türk Ticaret Kanunu, RTÜK kanunu, Yargı Reformu, Vakıflar kanunu gibi önemli çalışmalar yaptı. Bildiğiniz gibi geçtiğimiz günlerde Türkiye ilerleme raporu yayımlandı. Rapor eleştirilse de detaylı olarak incelendiğinde ülkemizin her alanda ciddi ilerlemeler kaydettiğinden bahsedilmektedir. Biz, iktidar ve muhalefet olarak elimizden geleni hep birlikte yaptık ve yapmaya çalışacağız. Bu konuda uyum içerisinde çalışmaya devam edersek, hep birlikte AB düzeyine ulaşacağımıza inanıyoruz. Bu konu sadece bizim meselemiz değil, hepimizin meselesidir. AB sürecini tek elden ve yetkili olarak takip eden bir bakanlık oluşturduk. Ve bu bakanlığın emrine yaklaşık 300 kişilik bir personel ekibi verdik ki bu personelin 187 si uzman personeldir. Yabancı dili ve doktorası olan nitelik düzeyi yüksek personeldir. Yine parlamento olaraktan sürece pozitif katkı sunan AB komisyonu, AB Karma Parlamento Komisyonları gibi komisyonlarımız var. Sonuç olarak ne yapılması gerekiyorsa onu yapmaya çalıştık ve devam ediyoruz. Teklif ettiğiniz komisyonun kurulmasına ihtiyaç yoktur.” dedi.
| » Yorumlar | Tüm Yorumlar |