Bir deprem ülkesi olan Türkiye’de son günlerde başta Elazığ olmak üzere yurdun bir çok bölgesinde meydana gelen deprem felaketi, birinci derecede deprem kuşağında olan Kırşehir’in de depreme ne kadar hazıklıklı olduğu sorusunu gündeme getirdi.
BİRİNCİ DERECE DEPREM KUŞAĞINDA
1938 yılında Akpınar merkezli 6.7 şiddetindeki deprem felaketine maruz kalan Kırşehir’de 2 bin 297 bina yıkılmış, 2 bin 897 bina hasar görmüş ve 149 vatandaşımız yaşamını yitirmişti. Kırşehir’in bu felaketin ardından birinci derecede deprem kuşağı üzerinde konuşlandığı bilim adamları tarafından da sık sık dile getiriliyor.
Televizyonda konuşan bilim adamları, Kırşehir Mafisi olarak adlandırılan deprem fay hattının bloklara ayrıldığı uyarısında bulunurken, İç Anadolu Bölgesi’nde sadece Kırşehir’in birinci derecede deprem bölgesinde olduğu uyarısını tekrarlarken, Kırşehir’de bulunan yapıların da depreme karşı dayanıklı hale getirilmesi uyarısında bulunuyor.
KIRŞEHİR DEPREME HAZIR MI?
Türkiye’de sık sık yaşanan deprem felaketinin ardından Kırşehir depreme ne kadar hazır sorusunu gündeme getirdi. İlimizde bazı kamu kuruluşlarının ve bazı okulların depreme dayanıklılığı konusunda incelemelerde bulunulduğu ve bazı okullarda güçlendirme çalışmaları yapıldığı da biliniyor.
Kırşehir’in merkezdeki bazı mahallelerde zeminin yumuşak olması yapıların daha dayanıklı yapılmasını zorunlu kılıyor. Bir dönem birinci derecede deprem bölgesinde olduğu için yapıların sıkı denetime tabi tutulduğu Kırşehir’de, daha sonra bu karar kaldırılmıştı.
ÖNLEM ALINMAZSA ZARAR BÜYÜR
Kırşehir merkezindeki eski yapıların depreme karşı dayanıklı hale getirilmesinin şart olduğu uzmanlarca vurgulanırken, bazı toplu konut alanlarında da depremde büyük riskle karşı karşıya olunduğu biliniyor. Kırşehir merkez ve ilçe ile köylerinde çok sayıda kerpiç yapıların varlığı da 6 ve üstünde yaşanacak deprem felaketinde insan kaybı sayısını da artıracağı bildiriliyor.
ÇOK KATLI YAPILARDA TEHLİKE
Özellikle Güneykent bölgesinde 15-20 yıl önce yapılan yüksek katlı binaların deprem riski taşıdığı ileri sürüldü. Toplu konut şeklinde inşa edilen yapılardan bazılarının temellerinin bile kazılmadan inşa edildiği iddia edilerek, olası bir deprem felaketinde can kaybının büyük olacağı uyarısında bulunuldu.