Ben bir delege olsaydım Fırıldak Partisi’nde, neler neler yapardım.
Gündüz bir adayın yanında gezer, akşam başka bir adayın sofrasında rakımı yudumlar, kendimi ağırlatırdım.
Ben bir delege olsaydım Fırıldak Partisi’nde…
Oyumu ağırdan satar, yolumu bulurdum. Beni adam yerine koymayanlardan intikam alırdım.
Ben bir delege olsaydım Fırıldak Partisi’nde…
Saçlarımın ağardığına, yaşımın kemale erdiğine, milletin bana neler dediğini duymazdan gelir, hizmetine girdiğim adayın kazanması için elimden geleni ardıma koymazdım.
Ben bir delege olsaydım Fırıldak Partisi’nde…
İşsiz-güçsüz boş gezdiğime bakmaz, iki güne bir TBMM’ye gider parti milletvekilleri ile hasbıhal ederdim. Salı günleri grup toplantılarını kaçırmaz, en önde Genel Başkan şak şak yapardım.
Ben bir delege olsaydım Fırıldak Partisi’nde…
Kulislerin baş adamı olur, sabahtan akşama kadar laf taşır, adayları birbirine düşürür, “Niye böyle yapıyorsun?” diyenlere de “Zarf attım” derdim.
Ben bir delege olsaydım Fırıldak Partisi’nde…
Sadece delege olmakla kalmaz, yanıma kendim gibi yanar-döner delegeler bulur, onlarla grup oluşturur, adayları peşimde koştururdum…
Ben bir delege olsaydım Fırıldak Partisi’nde…
Sabah kahvaltısını bir adayın işyerinde, öğlen kıymalı pideyi başka bir adayın bürosunda, akşam sofrasını da içkili bir mekanda bir adayın sırtından yer içer, günlük iaşemi bedavaya getirirdim.
Ben bir delege olsaydım Fırıldak Partisi’nde…
Neler, neler yapardım, fırıldak koymaz çevirirdim…