Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek iftar yemeğini Aydın Halı Saha Tesisleri’nde yaptıktan sonra Şahmeran Çay Bahçesi’ne geçti ve burada toplanan vatandaşlara hitap etti.
Meclis’te çıkartılan Anayasa değişikliği paketinin iptali için davanın Anayasa Mahkemesi’nce görüşülüp 1 Ağustos’ta kararını açıkladığını belirten Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek şöyle devam etti:
“Bir ülkede güven olursa, huzur olursa her alanda başarı olur. Dünyada 13 huzursuz bölge var. Bunların bir kısmı da ülkemizin civarında. Türkiye bu huzursuz bölgede güçlü olmak zorunda. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin. Her fırsatı değerlendirmek zorundayız. İşte milletimizin önünde bir fırsat var. Türkiye bölgesinde söz sahibi bir ülke konumunda. Sıradan bir ülke olmadığımıza göre atacağımız her adımda da söz sahibi olmalıyız. 12 Eylül’de böyle bir oylama yapacağız. Şu partiye, bu partiye oy vermeyeceğiz. Evet, ya da hayır oyu kullanacağız. Türkiye sıradan almamak için iyi düşünmeli. Niye benim insanım Almanya, Fransa, Hollanda’daki insanlar gibi hak ve özgürlüklerini kullanmasın. Birinci sınıf yerine üçüncü sınıf vatandaş olsun. Demokraside de kalite olsun. Din ve vicdan özgürlüğünü yaşamasın, ifade özgürlüğünü yaşamasın.Darbelerin olduğu yerde demokrasi olmaz, özgürlük olmaz. Türkiye’de pek çok müdahaleler oldu. Partiler iktidar oluyorlar, ama muktedir olamıyorlar.
“Anayasa Mahkemesi muhalefetin 113 imzalı başvurusunda ortaya attığı iddiaların hiçbirisinin doğru olmadığını açıkladı. Bu kararın 1. maddesinde siz böyle dediniz anayasa maddelerinin değişikliğinde anayasaya aykırılık yoktur, anayasa uygun bir değişikliktir diyor. Daha halen bunu tartışmanın bir anlamı var mı? 2. Siz yargı bağımsızlığını ortadan kaldırıyorsunuz yargı siyasallaşacak diyorsunuz. Anayasa Mahkemesi diyor ki bu anayasa değişikliği yargı bağımsızlığını güçlendirmektedir. Yargı üzerindeki siyasetin etkisini azaltmaktadır, söylediğiniz iddia doğru değildir diyor. 3. Siz Anayasa Mahkemesi şöyle olacak, böyle olacak diyorsunuz. Kendileri yüce divana gidecek kendilerine yandaş yargı yapmaya çalışıyor, sizin getirdiğiniz değişiklik dünyadaki uygulamalara uygun, benzer değişiklik diyor. Hala bu karara rağmen hala o iddialarla, kara propagandalarla vatandaşa bir şeyler söylenmeye çalışılıyorsa bu vatandaşa saygısızlık olur. Bu vatandaşı iğfal etmek olur, doğru söylememek olur. Ama ben biliyorum ki yanlış hesap Bağdat’tan dönüyordu, şimdi yanlış hesap 12 Eylül’de sandıktan dönecektir. Çünkü demokrasilerde yanlışın döneceği yer sandıktır. Biz bizden bekleneni getirdik önünüze. Beklenenlere getirdik, diğer beklenenlerde gelecektir. Biz sizin kararınıza hep saygı duyduk, saygı duymaya devam edeceğiz. Çünkü bu ülkede hükümette sizin adınıza göreve yapar. Yargı da, yasama da sizin adınıza görev yapar. Biz emaneti size getirdik, sizin istediğinizi düşünerek getirdik. Eğer evet derseniz Türkiye yeni bir sayfa açmış olur. Aynen 14 Mayıs 1950’de olduğu gibi. Hayır derseniz hayır dediğiniz zaten bugün sizin istediğiniz şikayet ettiğiniz şeyler devam eder. Allah uzun ömrünüzü uzun etsin. Nerde şikayet ediyorsunuz onları getirdik. Böyle şey olmaz, böyle denetim olmaz, böyle devlet olmaz diyorsunuz. Biz de böyle olsun, böyle olsun dedik getirdik önünüze.”
Cemil Çiçek vatandaşların kendilerini KPSS sınavının iptal edilip edilmeyeceğini sorduklarını de belirterek “Bu sınavı biz siyasetçiler yapmıyor, soruları biz hazırlamıyoruz. Zaten böyle bir yetkimiz yok. Yetkimiz yok. Sorumlulardan sormuyorlar bize soruyorlar. Diyelim ki faizler çok yüksek. Şikayet ediyorlar. Bunun sorumlusu Merkez Bankası. O bağımsız bir kurum. Onlar indirirler, çıkarılar. Bugünkü anayasa göre davul bizde, çomak başkalarında. Böyle bir demokrasi olmaz. Bunlar 28 yıl önce o günkü şartlarda yapıldı. Ama bugün bunlar dar geliyor. Bugünün şartlarıyla gitmiyor, değiştirilmesi gerekiyor. 28 yıllık bir otomobil gibi hurdaya çıkmış bir anayasa ile Türkiye yönetilemez. Ama diğer partiler sanki bu değişiklikleri AK Parti istiyormuş gibi politika yapıyorlar.”