![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |

Emniyet’ten internet ve cep telefonu kullanı..Referandumda neden hayır demeliyiz!
1) AKP Yüce Divan’dan kurtulmak için Anayasayı değiştirmek istemektedir. Bunun için Anayasaya “hayır” demeliyiz.
Çünkü: ABD’ye köle ruhu ile teslim olan Tayyip Erdoğan’ın, Yüce Divan korkusu ile yargıyı ele geçirerek hesaptan kurtulma telaşı - Devlet kurumlarını etkisizleştirerek, Türk Milletinin direncini kırma isteği - Orduyu pasifleştirmek ve PKK karşısında aciz bırakmak - Açılım ihanetiyle uğradığı oy kaybından dolayı, bir daha bu güce sahip olamayacağını anlaması ve iktidar gücünü ne pahasına olursa olsun sonuna kadar kullanarak aldığı emirleri yerine getirmek istiyor.
2) Anayasa değişikliği halkın sorunlarını karşılamamaktadır. Bunun için referanduma hayır demeliyiz. Çünkü: Anayasa değişikliği, halkın sorunlarından uzak bir dayatmadır! Halkın sorunları bölücü terör ekonomik kriz, yoksulluk, işsizlik, yolsuzluk, eğitim sağlık “Anayasa kavramının anlamı gereği bu değişimin toplumun iç dinamiklerinden doğması, toplumsal ihtiyaçları kendi taleplerinden karşılaması esas olmalıdır. Oysa ki, son anayasa değişikliklerinin doğmasında kaynak, milletin ihtiyaçlarından öte yabancı dayatmalar karşısında AKP zihniyetinin teslimiyetidir. REFERANDUM İÇİN HALKIN OYUNA SUNULACAK ANAYASA DEĞİŞİKLİKLERİ İÇİNDE, HALKIN SORUNLARINA ÇÖZÜM GETİRECEK TEK BİR MADDE MEVCUT DEĞİLDİR.
3) AKP Yandaş yargı oluşturmak istemektedir. Bunun için referanduma hayır demeliyiz. Çünkü : AKP, yandaş yargı oluşturma yolunu açıyor! AKP Anayasa paketindeki Anayasa Mahkemesi ve Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu ile ilgili düzenlemeler, AKP yöneticilerinin yaptıkları talan düzeninin hesabını vermekten kaçma operasyonudur. Anayasa Mahkemesine kendilerine uygun hâkimler atayarak, Yüce Divan’da kendi adamlarına hesap verir gibi yapıp, kurtulmayı amaçlamaktadırlar. Yine, Taslağın 18. Maddesiyle, “Yüce Divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilir” şeklinde Türk hukuk sisteminde olmayan bir uygulama getirilmektedir. Bu düzenleme ile siyasi yasaklı bazı kişilere af yolu açılmaktadır. Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu da, Adalet Bakanının emrinde bir kurul haline getirilerek, yargı tamamen siyasete teslim edilmekte, yandaş yargı oluşturulmaktadır. Her siyasi iktidarın doğrudan yargıya müdahalesine imkân tanıyarak, toplumun adalete güveni yok edilmektedir.
4)Ülkemizin sahip olduğu en az 3 katrilyon dolarlık servetimizin küresel emperyalist güçlerin ellerine geçmemesi için 12 Eylül referandumuna hayır diyeceğiz. Çünkü; AKP iktidarı 2004 yılında çıkardığı 5177 sayılı kanunla yabancı şirketlerin çıkardığı madenlerden devletin aldığı payı % 2'ye düşürmüştür. O tarihten günümüze kadar 350 yabancı maden firmaları topraklarımızın % 23.5’ne karşılık gelen (maden kaynaklarını) arazileri ele geçirmişlerdir. Bu yabancı firmalar yılda 100 milyarlarca dolarlık madenlerimizi yurt dışına çıkarıyorlar. Bu küresel emperyalist güçlerle bu iktidarın ortaklıkları da mevcuttur. Mesela İsrail devletini kurduran Rothschilld ailesi ile Başbakanın damadının genel müdür olduğu Çalık Grubu Anatolia Minerals firmasında % 50 şer ortaktırlar. Bu firma 4 milyon dönüm arazi kapatmıştır.
Mesela ABD'den 12 Eylül referandumu için, mezardakileri bile oy vermeye çağıran Fethullah Gülen’e yakınlığı ile bilinen Koza Grubu 6 milyon dönüm arazi kapatmıştır. Koza Grubu kapattığı maden sahalarına aldıkları 500 ruhsatla bu işin en önde gelen firmasıdır.
Anayasa Mahkemesi ülke yararını gözeterek küresel emperyalist güçlerin ve yandaşlarının oyunlarını 15.01.2009’da Çed raporu alma işini Bakanlar Kuruluna veren 5177 sayılı kanundaki maddeyi iptal etmiştir. Bu İptalin manası Koza Altın ve Anatolia Minerals ve diğer maden firmaları birçok ruhsatı çevre katliamını hiçe sayarak Bakanlar Kurulundan almışlardı. Bu iptal kararı ile alınan ruhsatlar hükümsüz kalmıştır. Şimdi alınan bu ruhsatların tamamının iptal edilmesi gerekmektedir.
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra 10.02.2009’da Danıştay 5177 sayılı kanuna dayalı olarak çıkarılan maden faaliyetleri izin yönetmeliğini tamamen durdurdu. Danıştay’ın bu kararının manası bütün yabancı maden firmalarının ruhsatları geçersiz olmasıdır. Ancak hükümet bu kararı uygulamıyor. Şimdi bu referandumla birlikte “evet” çıkarsa Danıştay'ın yerindelik ilkesine dayanarak verdiği bu karar iptal edilerek maden satışlarının önü açılacaktır. Referandumda “evet” çıkarsa AKP Danıştay’ı devre dışı bırakarak, Anayasa Mahkemesini kendi seçtikleri adamlardan oluşturulmasının bir sebebi de bu talanın önündeki engellerin kaldırılmasıdır.
5) Ülkemizin Cumhuriyetle özdeş kurumların bu iktidarın yandaşlarına peşkeş çekilmesine dur demek için bu referanduma hayır demeliyiz. Çünkü: Bu iktidar döneminde Cumhuriyetle özdeş birçok kurumumuz reel değerinin çok çok altında AKP iktidarın yandaşlarına peşkeş çekilmek istendi. Ancak, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay bu talana dur dedi.
Mesela Eti Alüminyum kasasındaki nakit para, stoklarındaki hazır hammadde, dünyanın sayılı entegre fabrikası, 7 adet boksit maden sahası, Antalya Gümrük Müdürlüğü, Oymapınar Hidroelektrik Santrali ile birlikte değerinin % 1'ine Başbakanın yakın dostu Rizeli Cengiz İnşaat’a satıldı. Ancak Danıştay bu yağmayı durdurdu. Yine İskenderun ve İzmir limanın 80 milyon dolarlık komik rakamlara satışını da Danıştay durdurdu. Yine İgdaş A.Ş.'nin satışında İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ı tek yetkili kılan uygulama da Danıştay tarafından iptal edildi. Yine imarı arttırılarak İzmir Alsancak'ta Türkiye'nin en değerli yerlerinden olan Tekel’e ait 30 dönümlük arazi 14 milyon 750 bin TL'ye satıldı. Danıştay bunu durdurdu.Bunun gibi yüzlerce satışı Danıştay durdurdu. Şimdi bu engeller kaldırılıp milletin zenginlikleri birkaç global şirkete ve onların yerli taşeronlarına peşkeş çekilmek isteniyor. Buna dur demek için “hayır” demeliyiz.
6) Ülkemizin en kıymetli yerlerinin başta Başbakanın sözde one mınute dediği İsrail'e ve diğer yabancı ülkelere verilmesine dur demek istiyorsak bu referanduma hayır demeliyiz. Çünkü; Suriye sınırımızda Kıbrıs'ın 3 katı büyüklüğünde mayınlı bir arazi var. AKP bu mayınların temizlenmesi için 25 milyon dolar değer biçilmiş ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bunu yapmasına karar verilmiştir.Ayrıca bu işi yapabilecek yerli firmalarda mevcuttur. Ancak AKP iktidarı bu arazileri para karşılığı temizletmek yerine 44 yıllığına bu mayını temizleyecek olan İsrailli firmalara verecek bir düzenleme ile ihaleye gidiyor. Bu mayınlı arazilerin altında 4 trilyon dolarlık petrol var.
Anayasa Mahkemesi 23 temmuz 2009’da bu talanı durdurmuştur. Hatırlarsanız İsrail devleti de böyle kurulmuştu. Önce topraklar satın alınmış sonrada devlet kurulmuştu. Bu toprakların İsrail'in arzı mev-ud alanına girdiği eleştirisi Başbakana yapılınca Düzce konuşmasında verdiği cevap enteresandır: “Paranın dini ırkı milliyeti olmaz.”
Dün Adbülhamit'in Filistin topraklarını satmamasına da aynı eleştiriyi getirmişlerdi. Yahudi devletini kuran Rothschilld ailesi kendisine üst olarak eski Galata Bankerlerinin merkezi Karaköy'ü seçer ve onlar adına Ofer ailesi 2040 yılından sonra parası ödenmek üzere ihalesiz Galataportu almıştır. Ancak, Danıştay bu talanı durdurmuştur. Rothschilld ailesi Tüpraş'ın % 14.76'sını, Kuşadası limanı gibi bazı limanları aldı ve imar mevzuatında değişiklik yaptırdı. Bütün talanlar ise Danıştay tarafından durduruldu. Yine AKP hükümeti köylünün elindeki meraları alırken hazine arazilerini dilediği yabancıya tahsis etme düzenlemesi yapmıştır. Danıştay 04 Mayıs 2005’te bu talanı da durdurdu. İşte bu ve benzeri talana ve ihanete dur demek için hayır demeliyiz.
7) köylüyü bu iktidara ezdirmemek için bu referanduma hayır demeliyiz
Çünkü; AB sürecinde köylü nüfusunu 10 milyon azaltacağı sözünü veren AKP iktidarı uyguladığı tarım ve hayvancılık politikaları ile bu hedefi gerçekleştirmek istemiştir. Hayvancılık bitmiş ithalatın kapısı sonuna kadar açılmıştır. Tarımda kendi kendine yeten ülke konumundan ithalatçı ülke konumuna gelinmiş yapılan ithalatlarda da gümrükler indirilerek mesela Maliye Bakanı Unakıtan'ın oğullarında olduğu gibi bu iktidar mensuplarına ciddi rantlar sağlanmıştır. Bu arada bu uygulamalar olurken önlerine bazı engeller çıkmıştır. Mesela Danıştay bu yıl içerisinde şeker fabrikalarının satışını durdurmuştur. Her şeker fabrikası kendi yöresinde yüz binlerce köylüye ekmek kapısı olmakta ve ekonomiye ciddi katkılar sağlamaktadır. İlimizdeki şeker fabrikasının küresel emperyalist güçlere peşkeş çekilmesi sonucu Kırşehir çiftçisi mağdur edilmiştir. Ancak Danıştay bu talana dur demiştir. Mesela Konya Şeker ve Kayseri Şeker en büyük 100 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır.
Kıymetli tarım çiftliklerinin satışı da Danıştay tarafından durduruldu. Atatürk Tarım İşletmesi ve Dalaman Tarım İşletmesi örneğinde olduğu gibi. yine Gdo'lu yani genetiği değiştirilmiş ürünlerin ithalini 26 Ekim 2009'da Danıştay durdurdu. AKP Hükümeti Danıştay'ı devre dışı bırakmak istiyor. İşte bütün bunlara dur demek için hayır demeliyiz
8) Türk milletinin akaidine örfüne, birlik ve beraberliğine sahip çıkmak ve Türk milletini ABD'nin zulmüne ortak etmemek için, bu iktidarın kendisini sınırsız yetkilerle donatıp bu milleti ABD idealleri doğrultusunda yönlendirmesine dur demek için bu referanduma hayır demeliyiz. Çünkü: AKP iktidarı döneminde maalesef hem Irak'ta hem de Afganistan'da Türk Milleti ABD zulmüne eşit şartlarda ortak edilmiştir. Meclis onayı olmadığı halde ABD askerleri ve silahları Kuzey Irak'a bizim Güney Doğu bölgemizden sevk edilmiş, İncirlikten 102 bin defa kalkan ABD uçakları Irak'ı bombalayarak savaşın kaderi ABD lehine değiştirilmiştir. Milyonlarca masum insan öldürülmüş Iraklı Müslümanların namusu kirletilmiştir. Aynı dönemde sayın Başbakan kahraman ABD askerlerinin kazasız belasız ülkelerine dönmeleri için dua ediyorum demiştir. AKP iktidarının yargı ile verdiği mücadele bu millet adına değil ABD, İsrail global şirketleri ve kendi cepleri için verilen bir mücadeledir. Dolayısı ile bu mücadele AKP üzerinden global güçlerin Türk milletine karşı verdikleri mücadeledir. Burada her Türk vatandaşı 12 eylül referandumunda Hayır diyerek AKP iktidarına gereken dersi verecektir.
| » Yorumlar | Tüm Yorumlar |