Bizim çocukluğumuzun en süratli ulaşım aracı atlardı. Tek tük motorlu araçlar olmasına rağmen köyden kasabaya, köyden köylere atlarla ulaşılırdı. Atı, at arabası olanlar köyün zenginleri sayılırdı.
Bazen atlar koşuma gelmez, huysuzlanır, kaçarlardı. Onları yakalamak oldukça zordu. İşi bilenler, bir kabın içine biraz sap-saman ve arpa karıştırırlar,” Ahoo” diye ata seslenerek yakalamaya çalışırlardı. Atta sahibine güvenir, gerçekten karnını doyuracağını zanneder, sahibinin elindeki kaba yaklaşarak yemeğe başlardı. O yerken boynuna yuların, ağzına gemin vurulduğunun farkına varmazdı. Kaptaki sap-saman arpa bitince atın aklı başına gelir, kişner, yeniden şahlanarak kaçmaya çalışırdı. Ama artık çok geçtir. Ağzına gem, boynuna yular vurulmuştur. Ya üstüne binilerek, ya da arabaya koşularak yük taşımaya başlardı.
Şimdi ben bunu niye anlattım? Anlayanlar anladı. Ama yine de ben biraz konuya gireyim.
Referandumla ilgili, siyasiler arasında kıyasıya bir mücadele var. Herkes 12 Eylül’e, hakimler ve savcılarla ilgili konularda konuşuyorlar.
Bunlar kabul edilse ne olacak, merak ediyorum. İşkencecilerden hesap mı sorulacak? Laf! Aradan 30 sene geçmiş siz hesap mı soracaksınız? Buna kargalar bile güler.
Hiç kimsenin konuşmadığı bir de 2B ilave edilmiş.
Nedir bu 2B? Orman vasfını yitirmiş ormanların kullanıma açılması. Türkiye’de orman vasfını kaybetmiş toprak da bir hayli fazla… eğer bu topraklar değerine bakılırsa Türkiye’nin dış borçlarının yarısını belki de hepsini kapatacak kıymette.
Peki bu topraklara kim sahip olacak. Elbette açık artırmada en fazla kim verirse onun.
İstanbul’u düşünün. Orman içindeki villaları… Bir kısım eski bakan ve milletvekillerinin de villalarının olduğu biliniyor.
Referandumda evet çıkarsa, vurguncular-fırsatçılar yine karlı. Hem de ne tatlı karlar yapacaklar. Mutlu azınlık yine mutlu olacak. Yine fakir, kimsesizlerin sırtına binilecek. Fakire düşense el açmak, dilenmek veya mutlu azınlığın vereceği sadaka; şeker, kömür, un vs.
Başka ne var Anayasa paketinde? Terörü önlemekle ilgili bir madde var mı? Bölücülük nasıl önlenir? Neler yapılmalıdır? Türkiye’nin bütünlüğü nasıl sağlanır?
Bölücülük, çıkan kanunlarla artık suç değil. Türk milletini yok etmeye, katletmeye yönelik her çalışma dikkatle takip edilmelidir.
Anayasa oylanırken partizanlığı bırakıp oylarımızı öyle vermeliyiz.
Görelim bakalım Mevlam neyler
Neylerse mutlaka hayır eyler.